KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8509 E., 2012/11057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2010 tarih ve 2009/101-2010/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 2003 yılında yapılan bir takım alışverişler neticesinde davalıların müvekkiline 30.06.2003 ve 30.07.2003 tarihli iki adet bono verdiklerini, bonoların gününde ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatılmış ise de, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ve icra dosyasının takipsiz kaldığını, davalıların halen borcu ödemediklerini belirterek 29.350,00 USD alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bonoların zamanaşımına uğradığını, tanık dinlenmesine muvafakatinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bonoların ödünç verilen para karşılığında düzenlendiğini ileri sürerek temel ilişkiye dayandığı, bu kapsamda zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, tanıkların temel ilişkiyi doğrular nitelikte beyanda bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 29.350 USD karşılığı 41.383,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı olması nedeniyle tanık dinlenmesinin mümkün olmasına, BK'nun 73. maddesi uyarınca davacı alacaklının kendi ikametgah mahkemesinde dava açmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davada kefalet akdinden kaynaklanan zamanaşımı süresinin de henüz dolmamış olmasına göre, mümeyyiz davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8509, K. 2012/11057, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama