KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9278 E., 2013/9027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2010/27-2011/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili;
müvekkili şirketin Türkiye'de tek vidali kompresör vida grubu üreticisi olup, her türlü hava kompresörü üretim ve satışını yapan tanınmış bir firma olduğunu, ürülerinde ...
Komprosör Sanayi ve Ticaret A.Ş." ibareli tescilli markasını kullandığını, davalının ise müvekkili tarafından üretilen ... model kompresör üzerindeki müvekkilinin tescilli markasını söküp, yerine kompresörü kendi üretmiş zannı uyandıracak şekilde ...markasını yapıştırmak ve ...ibaresini eklemek suretiyle 3. kişiye sattığını, davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, şimdilik 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanılarak,davalının davacıya ait eski kompresörün ürün parçalarını kullanmak suretiyle oluşturduğu kompresörü kendi ... markası ile sattığı, davacı markasının silinip, yerine davalı markasının konulduğu iddiasının ispatlanamadığı, kaldı ki davacının markasının silinecek nitelikte de olmadığı,
marka hakkına tecavüz bulunmadığı gibi, davacının Patent, FM ve Endüstriyel Tasarımdan kaynaklanan korunma hakkı da olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti,men'i ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını taşıyan malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz.
Aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Oysa, davalıya ait kompresörün son halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9278, K. 2013/9027, 3 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama