KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9450 E., 2012/13022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2009 gün ve 2009/583-2009/620 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/04/2012 gün ve 2012/564-2012/5741 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın yazılı görsel basında yaydığı yatırılan paranın istenildiği an geri çekilebileceği, yüksek faiz verileceği garantilerine güvenerek 18.08.1997 tarihinde 1.553,87 Euro, 23.05.1998 tarihinde 1.533,87 Euro, 18.08.1998 tarihinde 9.521,78 Euro, 01.10.1998 tarihinde 2.695,49 Euro olmak üzere “kâr ve zarara katılma hesabı” adı altında düzenlenen hesap cüzdanları ile 4 farklı hesap numarasına toplam 15.555,00 Euro yatırdığını, parasını geri almak istediğinde oyalandığını, sonrasında davalı bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını,
müvekkili ile finans kurumu arasında yapılan sözleşmelerin davalı tarafın hileli eylemleri nedeniyle geçersiz olduğunu, diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin davacıyı dolandırmaları, finans kurumunun içini boşaltmaları ve mali açıdan çıkmaza sürükleyerek tasfiyeye sebep olmaları nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, davalıların müvekkiline karşı sorumlu olduklarının tespitine, taraflar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 15.555,00 Euro'nun tahsil tarihinden itibaren işleyecek yabancı para ile açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9450, K. 2012/13022, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama