KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9537 E., 2012/12076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 gün ve 2009/474-2009/611 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.032012 gün ve 2010/4030-2012/3575 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 02.02.2007 tarihli 2 O 979/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararın Dairemizce bozulması üzerine davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle kararın kesinleşmesi gerekir. 1965 tarihli Lahey Sözleşmes'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların usulleri belirlenmiş olup, Türkiye, Sözleşme'nin 10'uncu maddesine çekince koyarak posta yolu ile tebligatı kabul etmemiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen karar üzerinde kararın davalıya 25.04.2007 tarihinde tebliğ edildiğine dair meşruhat bulunmakta ise de kararın davalıya mahkemenin kabul ettiği gibi, posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir ibare bulunmamakta olup bu husus mahkemece de araştırılmamış, karar düzeltme aşamasına kadar da buna dair taraflarca bir belge de sunulmamıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebine karşı verdiği cevap layihasında kararın, davalıya La Haye Sözleşmesine uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir takım belgeler sunmuştur.
Bu durumda, kararın Dairemiz bozma ilamında belirtildiği gibi Av. Oryal Ertan'a tebliğ edilmediği, bu hususun mahkemece de yargılama aşamasında araştırılmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 2010/4029 E-2012/3574 K sayılı bozma ilamının 1'inci sahifesindeki maddi hata sonucu karara eklenen ''Oysa'' ibaresiyle başlayan 1 nolu bendinin 2. paragrafının karardan çıkartılmasına,
davacının ibraz ettiği belgeler de incelenmek suretiyle yabancı mahkeme kararının usulünce tebliğ edilip edilmediği ve dolayısıyla kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere Dairemiz bozma ilamında yer alan gerekçelere ilaveten kısmen değiştirilen bu yeni gerekçeyle de mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9537, K. 2012/12076, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama