KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9539 E., 2012/12033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 gün ve 2009/256-2009/483 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/03/2012 gün ve 2010/3333-2012/3589 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Bölgesel Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 11/09/2007 tarih 12 O 148/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerekçeye göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Ancak, Dairemizin 09/03/2012 tarih ve 3333/3589 sayılı kararının 1. bendi 2. paragrafında; "davaya konu Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi kararının davalının vekili Av. Oryal Ertan'a 26/10/2007 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda mahkemenin tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilmişse de, esasen adı geçenin davalı vekili olmadığı anlaşıldığından açıklanan bozma gerekçesi yerinde değildir.
Ancak, davaya konu tenfizi istenen Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi kararının Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalının vekili Av. Osman Pınarbaşı 'na 18/02/2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, buna ilişkin tebliğ evrakı dosya içerisinde yer almaktadır.
Bu bakımdan tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının vekiline tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 09/03/2012 tarih ve 3333/3589 sayılı kararın 1. bendi 2. paragrafındaki bozma gerekçesinin kaldırılarak, yerine bu bentte açıklanan değişik gerekçe eklenmek suretiyle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9539, K. 2012/12033, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama