KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9677 E., 2012/14512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/07/2010 tarih ve 2007/541-2010/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkili ... ve müteveffa ortağı Mustafa Hasanoğlu tarafından 1998 yılında kurulduğunu, müvekkillerinin şirketteki pay oranının %50, dava dışı mirasçıların pay oranlarının %50 olduğunu, ancak diğer ortakların %50 paya sahip olma konumlarını kötüye kullandıklarını ve ortaklığın sağlıklı yönetimini engellediklerini ileri sürerek,
19/04/2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 2 nolu kararın iptaline, 5 nolu karar bünyesinde yer alan sorumluluk davası açılmasına ve özel denetçi atanmasına dair iki ayrı kararın geçersizliğinin tespitine, özel denetçi atanmasına dair karar açısından bu kararın kesin hükümsüzlüğüne karar verilmemesi halinde terditli olarak Faruk Sonbahar’ın özel denetçi olarak tayini doğrultusundaki kararın iptaline, tarafsız ve özel denetçinin Mahkemece atanmasına ve özel denetçinin görev alanının somut olarak belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptal davasının koşullarının bulunmadığını, TTK’nun 366.maddesi gereğince azlık payı sahiplerinin gündeme madde eklenmesini isteme haklarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ile alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda, genel kurul gündeminde 2005 ve 2006 yılı kâr ve zararı ile bilançolarının, hesaplarının incelenmesi ve ibrası bulunduğu, neticede yönetim kurulu üyesi ibra ve gerektiğinde hakkında sorumluluk davası açılmasının bu gündemin doğal bir devamı olduğu, bu nedenle gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmediği, ibra edilmeme, sorumluluk davası açılmasına karar verme ve özel denetçi atanmasına ilişkin karar verme hususunda genel kurulun yetkili olduğu, davacıya sorumluluk atfeden işlemlerde kusuru bulunup bulunmadığının bu davada tartışılacak bir husus olmadığı,
bu kararın şeklen incelenmesi gerektiği, denetçi olarak Faruk Sonbahar’ın seçimine ilişkin kararın iptalini gerektirecek delillerin davacılar tarafından sunulmadığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9677, K. 2012/14512, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama