KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9721 E., 2012/14399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2008 gün ve 2007/12-2008/147 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/03/2012 gün ve 2010/13133-2012/3659 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Eti Pop Kek”, “Eti Pop” ve başkaca “Pop” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının “Popsi” markasını 30. sınıfda tescil ettirmekle beraber kullanmadığını ileri sürerek, davalı markasının 556 Sayılı KHK’nin 14 ve 42/1-c maddesi uyarınca hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,”Popsi” markasının fiilen kullanıldığını, tanıtım ve dağıtımı için çeşitli harcamalar yapıldığını, yurt dışına ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının “POPSİ+ŞEKİL” ibareli markasının 22.08.1984 tarihinden itibaren 30.sınıfta yalnızca dondurma emtiasında tescilli olduğu, davalı faturalarında “Popsi” ibareli ürünün ne olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı, üretim tesisinde 2005 yılından sonra üretilmediğinin ifade edildiği, 2003 yılına ait 4 adet, 2004 yılına ait de 8 adet faturanın ürüne ilişkin olduğu, markanın tescil tarihi 1984 olup, davalı belgelerin bir kısmının 2003, bir kısmının 2004 yılına ait olduğu, bu durumda markanın tescilden itibaren 5 yıl içinde kullanılmadığı,
kaldı ki 2003 ve 2004 yıllarındaki kullanımların da ciddi bir kullanım olarak kabul edilebilecek mahiyette bulunmadığı gerekçesiyle, davalı markasının hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12/03/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9721, K. 2012/14399, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama