KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9788 E., 2013/11906 K.·(Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 07.12.2010 tarih ve 2009/57-2010/977 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacılar İsmail... ile davacılar...,... ve ... vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince mahkeme kaleminde yapılan inceleme sonucu Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.12.2010 gün ve 2009/57-977 E. K. sayılı kararına dayanak yapılan Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/25 D.İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunun beşinci sayfasının dosya içinde bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca Mahkemece bilirkişi olarak görevlendirilen Yrd. Doç....hakkında müvekkilinden rüşvet istemesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve görev yaptığı üniversite rektörlüğüne yapılan şikayet üzerine, üniversite tarafından anılan bilirkişinin cezalandırılmasına karar verildiğini ancak cezalandırıldığını gösteren belgenin de davaya konu dosya içinde bulunamadığını, anılan
.../...
-2-
bilirkişi sonrasında mahkemece bilirkişi olarak seçilen Dr. Cem Ercan'ın da davalı şirkette çalıştığının tespiti üzerine mahkemece bu bilirkişinin görevden alındığını, bilirkişilerin atanma usulleri, davaya etki yapacak belge delillerin dosya içinde olmayışının, adil yargılama yapılmadığının somut delili olduğunu, ayrıca Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/25 D.İş sayılı dosyasında kiracının dinamit atımı sonrası dava konusu mecuru tahliye ettiğinin somut belgelerinin de dava dosyası içinde olmadığını ileri sürerek, üç aylık kira kaybı miktarı olan 138.375.00 TL alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili konusunda yargılamanın yenilenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi talebinde önceki davadaki tüm davacı ve davalıların dilekçede gösterilmediği ve yargılamanın iadesi dilekçesinde ileri sürülen hususların hiçbirinin HMK'nın 375. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı, dosyada olmadığı iddia edilen anılan belgelerin dosyada bulunduğu ve Yargıtay incelemesinden geçtiği, bilirkişi atamasında usulsüzlük olmadığı ve adil yargılama yapılmadığına dair iddianın hukuki dayanağının bulunmadığı, talebin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ...... vekili ile davacılar...,... ve ... vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup, 1086 sayılı mülga HUMK'nın 445. ve devamı maddeleri hükmü uyarınca dava, bağımsız bir dava niteliğindedir. Açıklanan nedenle ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesi hükmüne göre, yargılamanın yenilenmesinin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir.
Anılan Kanun'un 27 ve 127. maddelerinde yazılı olduğu gibi peşin harçların tamamı dava dilekçesi ile birlikte ödenmeden harca konu işlem yapılamaz. Yine aynı Kanun'un 32. maddesin hükmü uyarınca da yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz.
Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer tarafın ödemesi halinde işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe gerek kalmaksızın hükümde nazara alınır (KURU, Baki, Prof. Dr.. Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt- 5, Mayıs 2001, İstanbul, s: 5245- 5246).
Somut olayda, yargılamanın iadesi isteği yönünden hiç harç alınmamıştır. Bu durumda, davanın niteliğine göre mahkemece nisbi harç yatırılması gerektiği re'sen nazara alınarak, davacının talebi yeni bir dava gibi esas defterine kaydedildikten sonra talebin değerlendirilmesi gerekirken, Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü de gözönünde bulundurulmayarak davacının talebinin esastan incelenmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı ...... vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
3- Her ne kadar temyiz dilekçesinde diğer davacılar...,... ve ... de yer almakta ise de, yargılamanın iadesi istemli dava dilekçesinin davacı ...... vekili tarafından verildiği, diğer davacılarca açılmış usulüne uygun bir davanın olmadığı anlaşılmakla, anılan diğer davacıların temyizde korunmaya değer hukuki menfaatleri bulunmadığından temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9788, K. 2013/11906, 7 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama