KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9796 E., 2013/18305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Davacılar
- KUZEY ÇİMENTO İŞLETMECİLİK SAN. VE TİC. A.Ş.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/02/2011 tarih ve 2006/780-2011/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı (kanuni halef) TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15,620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketi ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tüccar gibi yönetmesi gereken davalı yöneticilerin, dava dışı Berke Hidroelektrik San. İşl.
A.Ş.'den sağladıkları fonları, şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken, hisseleri Uzan aile fertlerinin ve diğer grup firmaların ellerinde bulunan, mali durumları bozuk, hiç temettü geliri sağlamayacaklarını bildikleri, halen ise TMSF yönetim ve denetiminde bulunan ve davacı şirketin de dahil olduğu Uzan Grubuna bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın almak için kullandıklarını,
bu şekilde gerçekte öz kaynakları dahi bulunmayan Kuzey Çimento'nun ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de mahrum bırakıldığını ve şirket aktiflerinde azalışa neden olunarak şirketin kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, denetim kurulu üyelerinin de TTK'nun 353/3, 354 ve 359. maddelerinin kendilerine yüklediği kontrol ve uyarı görevini yapmadıklarını, büyük çoğunluğu Uzan grubuna dahil faaliyet gösteren kuruluşlarda personel olan yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların şirketi gayri faal tutmaları nedeniyle zarara uğrattıklarını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL’lık zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların sorumluluğundan söz edebilmek için öncelikle ortada gerçekleşmiş bir zararın bulunması gerektiği, davacı şirketin 2003 yılına ait ticari defterlerinde davacı şirket tarafından dava dışı grup şirketlerden toplam 957.658,45 TL değerindeki hisse alımı gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, bununla birlikte, söz konusu miktardaki hisse alımı nedeniyle, davacı şirketin bilançolarında ve mali analizinde yapılan inceleme sonucunda, davalıların eylemleri neticesinde davacı şirketin zarara uğratıldığının tespit edilemediği,
TTK’nın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen ve kusur sorumluluğunu esas alan 336. maddesi ile denetçilerin sorumluluğuna ilişkin 359. maddesinde öngörülen yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (kanuni halef) TMSF vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (kanuni halef) TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9796, K. 2013/18305, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama