KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9903 E., 2012/13692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 14/09/2010 tarih ve 2010/335-2010/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanına güvenerek HSBC Bank'ta bulunan tasarrufunun ...Nişantaşı Şubesine alınması için gerekli talimatları verdiğini, sonrasında LEHMANN BROTHERS isimli %100 ana para korumalı bir ürünlerinin bulunduğunu ve müvekkiline satmak istediklerini bildirdiklerini, davacının ikna edilerek satış işleminin yapıldığını, ancak sonradan söz konusu firmanın batık halde olduğunun ortaya çıktığını, davalı bankanın batık firma ile birlikte hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, 85.000 USD'nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının açtırdığı yatırım hesabıyla ilgili verilen yetkilerin kötüye kullanılarak zarara uğratıldığının ileri sürüldüğü, davanın bankacılık hukuku ile ilgili mutlak ticari davalardan olduğu,
tüketici kredileri ile ilgili davalar ve banka kartları yönünden tüketicilerin açtığı davalar dışındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tüm davaların Tüketici Mahkemesi'nde görülemeyeceği, tasarruf ve yatırım amacıyla bir bankadan hesap açılması ve bu nedenle yapılan işlemler ile ilgili uyuşmazlığın tüketici işlemi olarak nitelendirilemeyeceği, dava değeri ve davalının adresine göre davanın görülmesinde Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili ve görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine,
karar kesinleştiğinde ve süresinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan yatırım hesabıyla ilgili yapılan işlemler nedeniyle zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’undan kaynaklanmayıp, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu ve Tüketici Mahkemeleri’nin görevine girmediği, genel görevli mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın yetkili ve görevli Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Görev kuralları, bir davaya o yerdeki hukuk mahkemelerinden hangisinin bakacağını, yetki kuralları ise, bu davaya hangi yerdeki görevli hukuk mahkemesi tarafından bakılacağını belirler. Bir davada görev ve yetki hususu birleştiği takdirde, göreve ilişkin usul hükümlerinin, yetkiye ilişkin usul hükümlerinden önce ele alınıp, gerekiyorsa önce görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Çünkü, yetkisizliğe ilişkin ilk itirazı halledecek mahkeme, görevli olan mahkemedir.
Yani hukuk yargılamasında yetkili mahkemeyi, görevli mahkeme tayin eder. Bu nedenle, mahkemenin hem görevli hem de yetkili olmadığını kabul etmesi halinde öncelikle görevsizlik kararı vermesi gerekir.
Bu durum karşısında, mahkemece, öncelikle davada görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, yetki hususunun görevli mahkemece değerlendirileceği dikkate alınıp, salt anılan mahkemeye yönelik görevsizlik kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yetkisizliği de kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9903, K. 2012/13692, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama