İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/10096 K.2014/13569

Taraflar arasında görülen davada verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/133-2012/147 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili…

Esas2013/10096Karar2014/13569Tarih11 Eylül 2014Okuma4 dk · 787 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/10096 E., 2014/13569 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

787 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/133-2012/147 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin, doğrudan %14 dolaylı olarak ise %24 oranında olmak üzere yaklaşık %38 oranında hissesini elinde bulundurduğunu, davalının kişiden oluşankapsamında öngörülen sayıda bağımsız yönetim kurulu üyesini içermediğini, ilgili kurallar uyarınca yedi kişiden oluşan bir yönetim kurulunda en az üç bağımsız üyenin yer alması gerektiğini, şirket yönetiminde yeterli sayıda bağımsız üyenin bulunmamasının Kurumsal Yönetim İlkelerine aykırılık yarattığını, bu konuda maddesi uyarınca idari para cezasının uygulandığını,

tarafından bu aykırılığın tespiti ve idari para cezasına konu olmasına ilişkin kararların arafından dava konusu edildiğinikararlarının yerindeliğinin mahkemelerce belirlendiğini, mevzuatı kapsamında en az iki üyeden oluşması gereken ve görevleri arasında şirketin bağımsız şekilde denetlenmesini organize etmek ve denetlemek yükümlülüğü bulunan de mümkün olduğunca şirketin icrasına yönelik birimlerden bağımsız olması,

gereken şeffaflıkla görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla iki üyeden oluşması halinde tüm üyelerinin daha fazla üyede oluşması halinde ise çoğunluğunun icrada görev almayan Yönetim Kurulu üyelerinden oluşmasının aranmadığını,kuralları kapsamında yer alan bir istisna hükmünden yararlanmak suretiyle bağımsız niteliği haiz olmayan komite kararlarına ilişkin olarak imza yetkisi olmaksızın gözlemci üye sıfatıyla atadığını, bu durumu kuralları kapsamında en az iki üyeden oluşması yönündeki zorunluluğu ihlal ettiğini,

2010 mali yılına ilişkin olarak toplanacak gündemine Yönetim Kurulu üyelerinin azli ve yeniden seçilmesi yönünde madde eklenmesi için Yönetim Kurulundan talepte bulunulduğunu, ancak bu azınlık hakkının öncelikle bu konuda birincil görevli olan üyelerinin muhalefeti neticesinde herhangi bir haklı gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini ileri sürerek,

davalının şirket Yönetim Kurulunda yeterli sayıda bağımsız üye bulundurmayı sağlayacak düzenlemeyi yapmamasının ve gündeme madde eklenmesi yönündeki azınlık haklarının kullanılmasına engel olmasının hukuka aykırılığının tespitine, davalının özelliklemevzuatına aykırı muarazasının devam ettiği gözetilerek muarazanın men'ine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, bağımsız üyenin yönetim kurulunda olumsuz oy kullanması bir an için muaraza kabul edilse dahi, bağımsız üyenin oyunun mahkeme tarafından belirlenmesi isteminin hukuken mümkün olmadığını, bağımsız üyenin işlevinin hakim pay sahipleri arasındaki menfaat ihtilaflarını bunlardan birinin istemi yönünde değil, münhasır şirket menfaati doğrultusunda gidermek olduğunu, yönetim kurulunun genel kurul gündemine madde ekletme talebinde gerektirici sebebin bulunmadığı sonucuna varmasının bir muaraza olmadığını, koşuları gerçekleşmeden davacı tarafın istediği gibi yeni bağımsız üye atanması doğrultusunda adımlar atılmasının,

şirketin mevcut yönetim yapısına yabancılaşarak yönetim teşkilatının değişmesi sonucunu doğuracağını, aslında ortada tespit edilmesi gereken bir muaraza bulunmadığını, bir muaraza olduğu varsayımsal bir şekilde kabul edilse dahi, bunun nasıl giderileceği konusunda bir açıklık da bulunmadığını, bu sebeple davacının görülmekte olan davayı açmakta hukuki bir menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre 30/12/2011 tarih ve 25158 sayılı resmi gazetede yayınlanan sayılı tebliği ve bu tebliği değiştiren sayılı resmi gazetede yayınlanan gören halka açık şirketlerde yasal düzenleme ile belirlenmiş olup, 30/06/2012 tarihine kadar bu düzenleme gereklerinin yerine getirilmesi,

yasal bir mükellefiyeti haline dönüştüğü, davacının açtığı işbu davada hedeflediği amacın, şirket yönetim kurulu başkanının şirket ana sözleşmesinde değişiklik yapılmasını sağlayıcı önlemleri almak, bu konuda gündeme madde eklenmesi yönündeki azınlık haklarını engellendiğini belirterek bu konudaki muarazanın giderilmesini sağlamak olduğu,

kararı ile yapılacak genel kurul gündemi doğrultusunda değişikliklerin yapılabileceği, bu organların işlemlerine karşı azınlık hakkı sahibinin alınankararlarının hukuka uygun olmadığının tespitini, şirkete karşı açılacak davada ileri sürebileceği gibi genel kurula bu organların kararlarına karşı itiraz hakkının kullanabileceği ve bu konudaki genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul sayılmasına ilişkin hakların mahkemede kullanılabileceği açık iken, başkanı ile davacı azınlık hakkı sahibi arasında muarazanın varlığını ileri sürmede hukuki menfaat bulunmadığı gibi,

yapılan yasal değişiklikler karşısında dava dışı düzenlemesine uygun hale getirmesinin yasal zorunluluk olduğunu, iş bu davada davacının taleplerinin değerlendirilmesi ve olumlu veya olumsuz karar verilmesinde hukuki bir menfaatinin kalmadığı,

aslında dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan hukuk kuralları ile davacının taleplerini dava dışı şirket genel kurul kararlarına karşı açılacak davada ileri sürülebileceği, davacı tarafından şirket yönetimine bağımsız ilavesine ilişkin talepler konusunda yaptığı başvurular nedeni ile mahkemelerde dava açtığı ve böylece bu hakkını da kullanmış olduğu gerekçesiyle davacının açtığı davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10096, K. 2014/13569, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10096
Karar No
2014/13569
Tarih
11 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/10097 K.2014/7971
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/10105 K.2014/13629
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/10106 K.2014/9076
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/10117 K.2014/13461
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/10118 K.2014/13454
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/10134 K.2014/13626

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.