KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10398 E., 2013/15426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2010/865-2012/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, babasına ait otomobilde yolcu iken, otobüsle çarpışması sonucu sakatlandığını, dava dışı otobüsün sigortacısına karşı açmış olduğu davada kaza sebebiyle maluliyet oranının %15,2, otobüs sürücüsünün % 75, babasının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve anılan kararın kesinleştiğini, müvekkilinin, davalı nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuruna isabet eden 27.224,25 TL'nin ödenmesi amacıyla davalıya başvurulduğunu, ancak davalı şirket tarafından 21.317 TL ödeme yapıldığını,
bakiye miktarın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek yaptığı itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının karşı aracın sigortacısına karşı açtığı davada taraf olmadıklarını, bu nedenle o davada tespit edilen kusuru ve maluliyet oranlarının müvekkilini bağlamayacağını, kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesi gerektiği, kaza ile ilgili olarak ihbar sonrasında müvekkili şirket tarafından yaptırılan aktüer incelemesi sonucu davacı tarafa, 07/07/2009 tarihinde 21.317 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacınınn meydana gelen kazada % 15.2 malul kaldığı, kazaya karışan araç sürücülerinin kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belirlendiği, buna göre davalıya sigortalı olan ve davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün % 25 kusurlu olduğu, kesinleşmiş mahkeme ilamına göre davalı tarafından 27.224,25 TL ödenmesi gerekirken 21.317 TL ödeme yapıldığı, davacının icra takip miktarı kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.907,27 TL alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak üzerinden hesap edilen % 40 icra inkar tazminatı 2.362,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup , dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit değildir. Bu nedenle, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10398, K. 2013/15426, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama