KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11202 E., 2013/15881 K.·(Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi) Asıl Ve Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 gün ve 2010/163-2011/474 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/03/2013 gün ve 2012/4150-2013/4224 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkilinin MİM ibareli markanın ve BİM ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markalarıyla aynı ve benzer olan M.İ.M ibaresini yine müvekkili markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıfında kullandığını, davalının bu kullanımının iltibasa neden olacağı, davalının müvekkilinin tanınmış markasının ününden haksız yarar sağlamasına sebep olacağını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek asıl davada marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını,
birleşen davada ise davalı markasının hükümsüzlüğünü, hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere davalının markasının reklam ve iş evrakı üzerinde yada ticari faaliyetleri esnasında herhangi bir mal ve hizmet için kullanılmasının ve dava konusu markaları taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının ve kullanılmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, marka hükümsüzlüğü davasının, davalı markasının tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açıldığı ve süresinde olduğu, taraf markalarının karışıklık yaratabilecek ölçüde benzer bulunduğu, hizmetlerinin aynı-benzer olduğu,
davalının tescilli markasının kullanımı niteliğindeki eylemlerinin davacıya karşı haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne ve hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere davalının markasının reklam ve iş evrakı üzerinde ya da ticari faaliyetleri esnasında herhangi bir mal ve hizmet için kullanılmasının ve dava konusu markaları taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının,
yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının ve kullanılmasının önlenmesine dair tesis edilen karar, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce düzelterek onanmıştır.
Asıl ve birleşen davanın davalısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11202, K. 2013/15881, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama