KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1174 E., 2013/18300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2012 tarih ve 2011/393-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde çevre temizlik, katı atık toplama ve nakil hizmeti alımı ihalesinin müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, idare ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandıktan sonra davalı idarenin,
müvekkili şirket sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan şirket ortağı ve müdürü ...'in hakkında açılan kamu davası sebebiyle yargılama sonuna kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 59. maddesi gereğince ihalelere katılmaktan yasaklı olmasına rağmen ihaleye teklif verdiğinin tespit edildiğinden bahisle taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkili şirketin hizmet işi kapsamında vermiş olduğu teminatın kesin irat kaydedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin ihaleye katılırken hakkında yasaklama kararından hiçbir suretle haberi olmadığını,
bu nedenle ihale dosyası kapsamında sunulan teminatın irat kaydedilmesi ve sözleşmenin feshinin hakkaniyete açık bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini, ileri sürerek, ihalenin feshi kararının hukuka aykırılığının tespiti ve iptaline, davalı idare tarafından gelir kaydedilmek suretiyle hukuka aykırı biçimde el konulan kesin teminat bedelinin taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı olmayıp, sözleşmeye esas ihaledeki usulsüzlük nedeniyle sözleşmenin davalı belediyenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı fesih işleminden kaynaklandığı, bu durumda davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin ortak ve müdürü olan ... hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamasına rağmen, davalı Kurum tarafından şirketle yapılan sözleşmenin feshine ve teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin kararlarının hukuka aykırılığının tespitine ve kesin teminat bedelinin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Davacı şirket ile davalı ... arasında belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde Katı Atıkların Toplanması, Taşınması ve Temizlik Hizmet Alımına ilişkin olarak yapılan ihale sonucunda 27.12.2010 tarihinde sözleşme imzalanmış ve davacı şirket 01.01.2011 tarihinde işe başlanmış olup, davalı da, sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamada davacı Şirket'in ihaleye katılma engeli bulunduğu halde bu hususu gizleyerek hataya düşürüldüğü için sözleşmenin feshedildiğini savunduğuna göre, ihalenin tamamlanıp taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmaya başlanmasından sonraki aşamada,
işbu sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak açılan huzurdaki davaya bakmak adli yargının görevine girer. Buna rağmen, mahkemece yazılı gerekçe ile yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1174, K. 2013/18300, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama