KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11840 E., 2013/18769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2011 tarih ve 2010/296-2011/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "... " adresinde konuşlu deposunda 12.08.2009 tarihinde sabah saat 05.20 sıralarında davacı şirket çalışanlarınca kapının kırıldığının tespit edildiğini ve hemen kolluk kuvvetlerine haber verildiğini, kolluk kuvvetinin olaya müdahalesi ile davacı şirkete ait bir kısım menkul eşyanın çalındığının ortaya çıktığını, çalınan eşyalar arasında toplam değeri 359.833,57 TL olan 49 adet davacı şirketin müşterilerinden aldığı ve 10 adet karşılığı çıkmayan çeklerin olduğunu, olayla ilgili ...
C.Başsavcılığının 2009/28850 sor.numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, çalınma sebebiyle zayi olan çeklerle ilgili olarak...
9.ATM'nin 2009/592 esas sayılı dosyası ile çek iptali davasının açıldığını, zayi olan çeklere ödemeden men yasağı konulduğunu, ilgili bankalarla yazışmalar yapıldığını, bankalarla yapılan yazışmalar neticesinde dava konusu çeklerin davalı tarafından takas merkezine ibraz edildiğinin ortaya çıktığını, ödemeden men yasaklarının devamı için istirdat davası açmak amacıyla müvekkili şirkete 15 gün süre verildiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ihtiyati tedbir olarak çekin ibrazından ödenmemesi amacıyla TTK.m 669 gereğince ödeme yasağı konulmasına,
hırsızlık nedeni ile çalınan ve dolayısıyla zayi olan dava konusu çeklerin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından sahih ciro ile iyi niyetli olarak bir önceki ciranta ...’ndan 18.03.2009 ve 20.06.2009 tarihli 3 adet araç satış sözleşmesi nedeni ile alındığını, iyi niyetli davalının usule uygun olarak aldığı çekleri keşide tarihinde ilgili bankaya ibraz etmesiyle beraber, çeklerin hukuki ihtilaflı olduğunu öğrendiğini, bunu müteakiben davalının çekleri almış olduğu önceki ciranta ...'na iade ederek aralarındaki araç satış sözleşmesini feshettiğini, davalının yapmış olduğu işlem neticesinde dosyaya sunulan tutanağı imza altına alarak hukuki sorumluluğun tamamını eski cirantaya devrettiğini, TTK hükümleri gereğince borçtan mücerret olan kambiyo senetlerinde davalının iyi niyetinin korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu ve davacı şirket rızası hilafına elinden çıkan çeklerin davacı şirket defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutularak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, bu haliyle sahibinin lehine yasal delil niteliğinde olup davaya ihbar edilen ...’ndan alındığı iddia edilen sözleşmelerin tarihlerinin 18.04.2009-28.05.2009 ve 20.06.2009 tarihleri olduğu, oysaki davaya konu çeklerin çalınma tarihi 12.08.2009 olduğu, bu durumun bir çelişki yarattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ve çeklerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve ihbar olunan vekilleri temyiz etmiştir.
1-TTK.’nın 730/20. maddesi delaletiyle TTK.’nın 670.maddesi uyarınca, zayi edilen çeki ele geçiren kimse malum olduğu takdirde, zayi nedeniyle iptal davası açan davacıya istirdat davası açması için mehil verilir. TTK.’nın 675. maddesi uyarınca zayi nedeniyle iptal davası sırasında elden çıkan çek getirilirse mahkeme istirdat davası açılması için süre verir.
İşbu dava davacıya zayi nedeniyle çek iptali davası açtıktan sonra, yargılama sırasında dava konusu çeklerin ibraz edildiklerinin muhatap bankalarca bildirilmesi üzerine, mahkemenin davacıya verdiği mehil üzerine açılmış çek istirdadı davasıdır.
Davalı cevap dilekçesinde, çekleri bankaya ibraz etmesiyle beraber hukuki ihtilaf olduğunu öğrenince çekleri kendinden önceki ciranta olan ...’na iade ettiğini beyan etmiş, davalı vekilinin 19/10/2010 tarihli ihbar talebi üzerine mahkemece dava ...’na ihbar edilmiş, ihbar olunan ... 13/06/2011 tarihli dilekçesi ile, davalıdan aldığı çekleri kendi cirantasına teslim ettiğini beyan etmiştir. Çek istirdadı davası çeki elinde bulundurana karşı açılır.
Mahkemece çeklerin bu davadan önce mi, yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı tarafından ...’na teslim edildiği ve HUMK.’nın 186.maddesinin uygulama durumunun olup olmadığı belirlenmeden, ...'nun, çeklerin önceki cirantaya teslim edildiğine ilişkin beyanı da nazara alınmadan çekleri elinde bulundurmayan davalı hakkında çek istirdadına karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, kabule göre de, çek istirdadı davasında talep edilmediği halde, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi de talebin aşılması niteliğinde olup bozmayı gerektirmiştir. 2.Mümeyyiz ... ihbar olunan konumunda olup, HUMK.’nın 51. maddesi uyarınca ihbar edilen davalı yerine davayı takip veya davaya müdahale talebinde bulunmadığı için ve aleyhine herhangi bir hüküm de kurulmadığından hükmü temyiz edemeyeceği gibi, temyizi süresinde de olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11840, K. 2013/18769, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama