KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/119 E., 2013/16298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2012 tarih ve 2011/915-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müşterilerinden olan dava dışı ...nin davalı bankada bulunan hesabına bağlı olarak almış olduğu çek karnesini kullanıp, 30.04.2010 tarihli 65.000 USD bedelli çeki keşide ederek müvekkiline verdiğini, davacının yasal süresi içerisinde 28.05.2010 tarihinde davalı bankaya çeki ibraz ettiğini, ibraz günü ve anında çekin karşılığı olmadığının bildirilerek,
arkasına şerh verildiğini, keşideci Naim Yelkenci hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunduklarını, yargılama sırasında davalı bankanın verdiği cevabi yazıda ibraz tarihi olan 28.05.2010 tarihi itibari ile hesapta 12.922,60 TL bulunduğunun bildirildiğini, hesapta çekin karşılığı tamamen bulunmamakla beraber kısmen para bulunması halinde çek hamiline hesapta bulunan kısmi para miktarı bildirilerek, kısmi ödemeyi kabul edip etmediğinin sorulması, kısmi ödemeyi kabul etmesi halinde hesapta bulunan paranın hamile ödenmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından davalı bankaya gönderilen noter ihtarnamesine,
çek keşidecisi ile imzalanan 28.08.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca davacıya kullandırılan krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere rehinli ve blokeli olan tutarın, çek karşılığı olarak işleme alınmadığının bildirildiğini ileri sürerek, 12.922,60 TL'nin ibraz tarihi olan 28.05.2010 tarihinden itibaren günlük binde üç gecikme cezası ile, mahkemenin gecikme cezası yerine faiz uygulanması kanaatinde olması halinde ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Naim Yelkenci ile aralarında 28.08.2006 tarihinde imzalanan Altın Kredi Sözleşmesi'nin 7.1 maddesinde bankaya, açtığı krediyi kısmen ve tamamen uygun göreceği, her türlü maddi ve gayri maddi terminat karşılığında kullandırabileceği, kredinin mevduat rehini karşılığında kullandırılması halinde bankanın müşterinin bankadaki vadesiz veya vadeli Türk Lirası ve döviz mevduatını bloke bir hesaba nakledip, nakletmemekte tamamen serbest olduğu, müşterinin bankada bu şekilde bulunan parasının bankaya merhun olduğunu kabul ettiğini, aynı sözleşmenin 9. maddesinde yine bankaya herhangi bir ihbar olmadan rehin ve hapis hakkı tanındığını, yapılan işlemin bu sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, dava dışı ...nin hesabına kredi borcu nedeniyle bloke veya rehin konulmuş ise, bu durumun hesap üzerine işlenmesi, ayrıca hesap sahibine önceden bilgi verilmesi gerekmesine karşın, davalı bankanın bu yükmlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 12.922,60 TL asıl alacak, 21.632,43 TL gecikme cezası olmak üzere 34.555,03 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/119, K. 2013/16298, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama