KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12625 E., 2013/16658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Mahkemesi’nce verilen 20.11.2012 gün ve 2012/241-2012/177 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2013 gün ve 2013/460-2013/10807 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, Almanya, Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi 10. Sivil Hukuk Dairesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalılar vekili karar düzeltme talep etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkin olup yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmesi gerekmekte olup 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi'nde tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmakla bu yolla, tebliğ edilmeyen kararın kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, karar üzerinde 23.03.2011 tarihinde kararın davalı şirkete tebliğ edildiği ve kesinleştiği şerh edilmiş ise de davalı şirket kararının bu tarihte tebliği üzerine yaptıkları temyiz isteminin mahkemece temyiz süresinin kararın posta yoluyla tebliğ edildiği 05.11.2013 tarihinde başladığı ve kararın resmi yoldan 23.03.2011 tarihinde tebliğ edilmesinin bir önem taşımadığı ve yeni bir temyiz süresi başlatmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddedildiğini bildirerek belge ibraz ettiğine göre mahkemece davalı şirketin bu savunması üzerinde durularak kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar
verilmesi için davalı şirket vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2013/460-10807 sayılı ve 24.05.2013 tarihli onama ilamının davalı şirket yönünden kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12625, K. 2013/16658, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama