KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12647 E., 2013/16406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2011 tarih ve 2010/17-2011/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada ve birleşen davada, müvekkilinin davalı şirket aleyhine Bakırköy 12. İş Mahkemesi'nde devam eden işçilik alacağı davası bulunduğunu, yargılama aşamasında davalı şirketin tasfiye olduğunu, mahkemece, müvekkiline tasfiye halindeki şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, tasfiye halindeki şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile Bakırköy 12. İş Mahkemesi'nin 2007/1060 E. dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin yeniden ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olmayan Hasan Ali Yücel karar başlığında ihyası istenen şirketin tasfiye memuru sıfatıyla davalı olarak gösterilmiş ise de, bu durum mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
Dava, tasfiye olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği Ticaret Sicili Memurluğu yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin Ticaret Sicil Memurluğu dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, hangi davalıdan alınacağı husunda bir açıklama yapmaksızın "davalıdan tahsiline" şeklinde karar verilmesi infazda tereddüt doğurmaktadır.
Bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nın 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12647, K. 2013/16406, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama