KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13260 E., 2013/18620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2011 gün ve 2011/115-2011/27 sayılı kararı onayan Daire’nin 29/05/2013 gün ve 2012/10036-2013/11163 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanan ...
Tekstil A.Ş.’nin imzaya yetkili temsilcisi olduğunu, şirketin kullandığı krediler için kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla da imza koyduğunu ve ayrıca aynı kredi için müvekkilinden 34.000 TL toplam tutarlı 3 ayrı şahsi bono alındığını, şirket kredi borcunun kaldırıldığı tarihe denk gelecek şekilde şahsi senetlere dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alınıp icra takibine girişildiğini ve takipte tahsilde tekerrür olmama kaydı ile davacıya ait taşınmaza haciz konulduğunu, daha sonra da aynı taşınmaza kredi sözleşmesine dayalı olarak haciz konulduğunu,
taşınmazın icrada satışı sonucunda kredi sözleşmesi gereğince alınan borç için tahsilat yapılması gerekir iken, aynı borcun teminatını oluşturan bonolar içinde tahsilat yapıldığını, ayrıca satış bedelinin arta kalan kısmından da aile şirketlerinden olan ancak davacının hiçbir taahhüt ve imzasını taşımayan ...
Giyim A.Ş.nin borçlarından dolayı da 47.360 YTL’lik tahsilat yapıldığını, bu tahsilatın davacının borçlu olduğu zannı ile verdiği muvafakatla yapıldığını ileri sürerek, kredi sözleşmesine dayalı takip dışında kalan teminat senetlerinin takibi sonucunda tahsil edilen 56.265 YTL ile, yanılgı sonucu verilen muvafakat ile tahsil edilen 47,360 YTL olmak üzere toplam 103.625 YTL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak 22.02.1999 tarihinden itibaren en yüksek ticari mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, senetlerin kredi borçlarının tahsili zımnında verildiği, ipotekli taşınmazın satışından sonraki ödemelerin tamamının kredi borçlarına mahsup edildiği, satış bedeli bakiyesinin de davacının açık onayı ile ... A.Ş. için davalıya ödendiği, davacının tüm kredi borçlarından müştereken ve müteselesilen sorumlu olduğu ve yaptığı ödemelerin mükerrer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.05.2013 günlü ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13260, K. 2013/18620, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama