KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13333 E., 2013/21007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 gün ve 2011/229-2012/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.06.2013 gün ve 2012/18692-2013/12913 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı aleyhine Şişli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10250 Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibin davalının 06/04/2010 tarihli itirazı neticesinde durduğunu, davalı yan takibe vaki itirazlarında davacı şirkete taşıma ve yerel liman hizmeti verildiğini, takip konusu yapılan bedelin ise bu hizmetler çerçevesinde davacı şirketten kaynaklanan nedenlerle yasal süresi içerisinde gümrükten çekilemeyen dört adet konteynırlarla ilgili davacı şirketin keşide ettiği taahhütnameye binaen depozito olarak kendilerine ödendiğini,
ancak yasal süresinde gümrükten çekilemeyen bu dört adet konteynırla ilgili işgaliye masrafı ile servis ücretleri doğduğunu, davacı şirkete 08/10/2007 tarih ve 416894 numaralı demuraj faturası ile fatura edilerek aynı tarihli ihtarnameyle gönderildiğini, bu itibarla herhangi bir borçlarının olmadığını iddia ettiğini,
davalı yanın itirazında dile getirilen vakıalar karşısında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve bu ilişki çerçevesinde iade gerekçesi ile takip konusu yapılan bedelin davalı yana ödendiği hususunda bir uyuşmazlık ve ihtilaf bulunmadığının ortada olduğunu bildirerek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı firmanın bu tutarı depozito olarak tahsil ettiğini, demuraj ücret ve servis ücretlerinin hesaplanarak GNG Dış Tic. Ltd. 416894 nolu 08/10/2010 tarihli fatura ile gönderildiğini ve iadesi gereken bir borç kalmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı firmanın 416845 sayılı 11/06/2007 tarihli faturasında toplam 3.100 dolar demuraj ücretinin tahsil edildiği ve yine 416832 sayılı 22/05/2007 tarihli fatura ile 1.340,00 dolar 416838 sayılı 31/05/2007 tarihli fatura ile de 740,00 dolar tahliye acentelik ücretlerinin tahsil edildiği, davalı tarafın ileri sürdüğü 416894 sayılı 08/10/2007 tarihli ve 10.000,00 USD tutarlı faturanın fatura kapsamının demurajların aynı numaraları konteynırlar için düzenlenmiş olduğu, söz konusu demurajların hangi tarihler arasında oluştuğu veya kaç günlük süreyi kapsadığının da faturada belirtilmediği,
her ne kadar davalı defterlerinde bu fatura yazılmış ise de içeriğinin delillerle kanıtlanamadığı ve davalı defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 6. İcra Müdürlüğü (eski 2010/10250 Esas sayılı) dosyasına yaptığı itirazın 11.925,69 USD üzerinden iptali ile asıl alacak olan 10.000 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13333, K. 2013/21007, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama