KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1356 E., 2013/18861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Davacılar
- 1-MAHMUT MUCAK (DENİZ VE EYLÜL'E VELAYETEN
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2012/47-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve babaları olan ...'un 27.05.2009 tarihinde banliyö trenine bineceği sırada trenin kapıları açık halde hareket etmesi neticesinde peron arasına düşerek iki bacağını diz hizasından kaybettiğini, davacıların manevi üzüntüye kapıldığını ileri sürerek, davacı eş için 150.000, çocuklar için ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın davacının kusuru ile meydana geldiğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olay sebebiyle ...'un vücut genel çalışma gücünü %86 oranında kaybettiği, davalının tren ile yolcu taşırken üzerine düşen sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği, olay nedeniyle davacıların manevi üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı eş için 50.000, davacı çocuklar için ise 25.000 TL ayrı ayrı manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır hükmünü haizdir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına
göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde, davacıların eşi ve babaları olan ... kaza sonucu yaralanması nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri dikkate alındığında yüksek olup, mahkemece daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, kabule göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmünü haiz olup, davacı tarafa 11.950 TL nispi vekalet ücreti takdir edildiği halde, anılan tarife hükmüne aykırı olarak davalı yararına 14.950 TL vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1356, K. 2013/18861, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama