KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1430 E., 2013/18560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 tarih ve 2010/11-2012/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Çevre Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü'nce açılan Baraj Havzaları Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Bakımı ve İkmali ihalesine, davalı tarafından düzenlenen ISO 9001:2000 sertifikası ile katıldığını, ancak ihale komisyonunca anılan sertifikanın ... veya diğer Uluslararası Akreditasyon Kuruluşlarınca akredite edilen belgelerden olmaması nedeni ile müvekkilinin ihaleden elendiğini ve 655.820,00 TL bedelle ihalenin başka bir firmaya verildiğini, davalının hileli davranışları nedeni ile yaklaşık 150.000.00 TL kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL kar mahrumiyetinin 27.03.2009 ihale tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 20.06.2008 tarihinde düzenlenen akreditasyon sözleşmesine göre müvekkilince düzenlenen yeterlilik belgesinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket tarafından düzenlenen ISO 9001:2000 kalite yönetim sistem belgesinin 20.06.2008 tarihi itibariyle düzenlendiği ve 3 yıl süre ile geçerli olduğu, davalının akreditasyon yetkisinin dava dışı Türk Akreditasyon Kurumu tarafından 27.02.2009 tarihi itibariyle iptal edildiği, ancak belgenin düzenlenme tarihi itibariyle davalı şirketin akreditasyon yetkisinin mevcut olduğu, sonradan bu yetkinin kaldırılmasının önceki düzenlenen belgelerin geçersizliğini gerektirmeyeceği, bu sebeple davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafça düzenlenen sertifikanın ... tarafından akredite edilen belgelerden olmaması nedeniyle, davacı tarafın dava dışı Çevre Orman Bakanlığı’nın açmış olduğu ihaleden elenmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın ihaleye katılma tarihinde, davalı şirketin akreditasyon yetkisinin mevcut olduğu, davacının ihaleye alınmamasında ve zarara uğramasında davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 27.03.2009 tarihli İhale Komisyonu Tutanağı’nda akreditasyonun dava dışı ... tarafından iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafın sertifikasının uygun sayılmadığı belirtilmiş, mahkemece 06.05.2009 tarihli DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazı cevabında da,
akreditasyon belgesini düzenleyen davalı şirketin ... tarafından akreditasyonunun geri çekildiğinin tespit edildiği ve belge yeterli olmadığından davacı tarafın ihale dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
Ancak, ...’ın 18.05.2010 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin belgelendirme faaliyetlerine ilişkin akreditasyonunun Kurum tarafından 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihlerinde askıya alındığı ve askıya alınma ile birlikte ... akreditasyonu adı altında belge düzenlenemeyeceğinin belgelendirme kuruluşuna bildirildiği, 27.02.2009 tarihinde de belgelendirme faaliyetlerinin iptal edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirketin belgelendirme faaliyetinin 31.03.2008 ile 21.05.2008 tarihleri arasında mı askıya alındığı, yoksa 21.05.2008 tarihinde askıya alınıp bu tarihten itibaren belge düzenleyemeyeceğinin de askıya alınma ile birlikte davalı firmaya mı bildirildiği hususu net olarak anlaşılamadığı gibi, ...’ın dosyada bulunan 30.07.2010 tarihli yazısında akreditasyon belgesinin 20.06.2008 tarihinde davalı şirket tarafından verilmesi mümkün bir belge olduğu ancak, belge üzerinde kuruluşun yetkilisinin imzası görülemediği için bir hüküm ifade etmediği belirtilmiş, mahkemece bu çelişkili cevabi yazılar karşısında belgenin, verilme tarihinde geçerli olup olmadığı tam olarak netleştirilemeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1430, K. 2013/18560, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama