KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1458 E., 2013/18784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2010/546-2012/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile 3. şahıs Türkiye Halk Bankası A.Ş. ...Şubesi arasında müvekkiline 7.500.00 TL kredi sağlanması için 04.07.2008 tarihli ve 17859 referans numaralı özel tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin işsiz kalması durumunda davalı şirket acentesi ile 11.07.2009 başlangıç tarihli banka ferdi kaza sigortası başlıklı sigorta poliçesinin imzalandığı, müvekkilinin ilgili bankaya almış olduğu kredileri öderken geçirmiş olduğu rahatsızlık sonucu belli bir dönem zaruri nedenlerden dolayı çalışamadığı, daha sonra müvekkilinin çalışmakta olduğu Ermaksan Mak.San.ve Tic.
Ltd.
Şti.'de yaşanan ekonomik kriz sonucu müvekkilinin iş akdinin feshine karar verildiğininin 24.03.2009 tarihli ihbarname ile kendisine bildirildiği, bunun üzerine ödemelerini yapamayan müvekkilinin sigorta teminat bedelinin davalı şirketten ödenmesini talep ettiği, ancak davalı şirketin 24.11.2009 tarihli dilekçesinde ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olduğu belirtilmek suretiyle müvekkilinin talebinin reddedildiği, SSK tarafından işsizlik sigortası bağlanan müvekkilinin kalan taksitleri yeniden yapılandırmak zorunda kaldığı, buna da ek faizler yüklendiği,
bu durumun da davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu zarar ile birlikte sigorta poliçesinde teminat altına alınan 4.800.00 TL'nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan banka ferdi kaza sigorta poliçesinin tanımlar bölümünde işsiz kalma halinin "SSK'ya 120 günü kesintisiz olmak üzere, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile prim ödemiş olup da kendi istek ve kusurları dışında işsiz kalınmasıdır" şeklinde belirtildiği, SSK kayıtlarının incelenmesinde son 120 gün kesintisiz prim ödemesi yapılmadığı, bu nedenle davacının müvekkili şirketten dava konusu talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davacıya yasal olarak zorunlu olmadığı halde 1 taksit tutarı olan 399,41 TL lütuf ödemesi yapıldığı, davacının işyerinden çıkarılmayıp kendi isteği ile ayrıldığı,
işyerine vermiş olduğu "iş akdimin feshedilmesinden dolayı işe iade davası açmayacağımı taahhüt ederim" şeklindeki dilekçesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının işsiz kalması üzerine SSK'dan işsizlik aylığı bağlandığı, davacının kredi taksitlerini ödeyemez duruma düşmesi nedeniyle davalı şirketten teminat mukabilinde kredi ödemelerinin yapılmasını talep ettiği, ancak davalının bu talebi yerinde görmediği, bunun üzerine davacının yeniden yapılandırmaya gittiği, davalı şirketin davacının teminat talebini reddetmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı,
yöntemine uygun bilirkişi raporuna göre ödeme itibari ile poliçenin meydana gelen hasarı kapsadığı ve davalının bu poliçe kapsamında bahsedilen tazminat miktarından 3.195.28 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 3.195.28 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1458, K. 2013/18784, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama