KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14831 E., 2013/20312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.10.1999 tarih ve 1992/365-1999/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kömür ocağı işleten müvekkili şirketin ortaklarından davalının, 11.05.1992 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile dava dışı ortak ...’ın 500 hissesini devraldığını ancak bu sözleşme gereği üzerine düşen borçları yerine getirmediğini, sermaye borcunu ödemediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, ocağın faaliyetlerini durdurduğunu ve ocağın çökmesine neden olduğunu ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 221 milyon TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının hissedarlık haklarının askıya alınmasını, yed-i emindeki malların müdüre teslimini, ocağın işletilmesi için şirket müdürü olarak müvekkiline yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketi temsilen ...’ın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin şirketin tüm borçlarını ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, şirketin zarar etmesi nedeniyle faaliyetinin durdurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, keşif sonucu alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ocağın devamlı olarak zarar ettiği, suyun fazla olması nedeniyle yapılan çalışmaların yeterli olmadığı ve ocağın çöktüğü, ocağın zarar ettiğinin ve kapandığının bütün şirket ortaklarınca bilindiği, bu nedenle ocakta büyük bir hissesi olan davalı tarafın tek taraflı olarak ocağın kullanılmaz hale gelmesinden sorumlu tutulamayacağı ve davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14831, K. 2013/20312, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama