KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/165 E., 2013/17438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2010/154-2012/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı alacaklı ... tarafından...İcra Müdürlüğü'nün 2010/335 esas sayılı takip dosyası ile kendisi aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı alacaklının 2010 yılı içerisinde kendisi namına hiç bir iş yapmadığını, takibin dayanağı olan faturanın kendisine tebliğ edilmediğini ve bu faturanın içeriğinin uydurma olduğunu ileri sürerek, öncelikle borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, daha sonra davalı alacaklıya icra tehdidi altında ödediği 28.150.00 TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davanın istirdat davasına dönüştüğü, istirdat davasında davacının ödediği paranın iadesinin lazım geldiğini ispatlaması gerektiği, her ne kadar ispat yükü davacıda olsa da; davacının davalı tarafla herhangi bir sözleşme yapmadığını ve fatura içeriğinin gerçek dışı olduğunu beyan ettiği, olmayan bir durumun ispatının mümkün olmadığı,
sözleşme yapıldığı ve fatura içeriğinin gerçek olduğunu ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının davacıdan 21.620,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği bu iddiasına ilişkin hukuki işlemi yazılı delille ispatlaması gerektiği, her ne kadar davalı alacaklının yevmiye defterinde icra takibine konu olan faturanın kayıtlı olduğu anlaşılmışsa da,
davalı alacaklının diğer defterlerinde böyle bir kayıt bulunmaması sebebi ile ticari defterlerin birbirini teyit etmediği ve ayrıca davalı alacaklının yevmiye defterinin TTK'nın 70/6 uyarınca noterden kapatma onayının yapılmadığı söz konusu yevmiye defterinin usulsüz olduğu ve davalı alacaklı lehine delil kabul edilemeyeceği, davalı tarafın her ne kadar faturanın TTK'nın 23. maddesine göre davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının bu faturaya itiraz etmediğini ileri sürmüş ise de buna ilişkin tebliğ evrakının incelenmesinde davacıya neyin tebliğ edildiğinin tam olarak tespit edilemediği,
davalının davacıdan alacaklı olduğunu yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile...İcra Müdürlüğü'nün 2010/335 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının icra dosyasına ödediği 28.150,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın her ne kadar %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek kendisine ödenmesini talep etmiş ise de, davalının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği ve davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/165, K. 2013/17438, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama