KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1796 E., 2013/18806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2012 tarih ve 2011/344-2012/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin NETCAD isimli bilgisayar yazılım programının eser sahibi olduğunu, Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan tespitte davalının işyerinde bir adet diz üstü bilgisayarda müvekkiline ait programın lisansız kurulu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin FSEK’dan kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK’nın 68. maddesi uyarınca 10.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde bulunan bilgisayarın müvekkiline ait olmayıp arkadaşınca emanet olarak bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işyerinde bir adet bilgisayarda davacı şirketin mali hak sahibi olduğu bilgisayar programı ana modülünün izinsiz olarak çoğaltılmış şekilde tespit olunması nedeniyle davacı tarafın FSEK 68. maddesi uyarınca tazminat talep etmeye hak kazandığı, programın rayiç bedelinin 2.250 Euro (4.665,60 TL)olduğu, davacı şirketin dava konusu programı indirim kampanyalarıyla ve bireysel satışlarla daha düşük fiyattan sattığı, ortalama indirim oranının %43 olduğu,
buna göre programın rayiç bedeli 2.472,77 TL olup FSEK’nın 68. maddesine göre somut olayın özellikleri de nazara alındığında 3 katı tazminat bedelinin 7.418,13 TL hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.418,77 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, FSEK’nın 68. maddesi uyarınca maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ceza dosyasında sanık olan davalının beraatine karar verilmiş ise de, davalı sanığın Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde bahsi geçen bilgisayar programını kullandığını beyan ederek isnat olunan eylemi ikrar ettiği belirtilerek, TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 53'üncü maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Çorlu 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.05.2012 tarih, 2011/10 E. 2012/389 K. sayılı kararında “müşteki şirkete ait programı kullananın Nergis Aydın olduğu, dolayısıyla eylemin Nergis Aydın tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varılarak sanık ...’nın beraatine karar verilmiştir”. Ceza mahkemesi tarafından yapılan maddi olaya ilişkin bu belirleme az önce de açıklandığı üzere hukuk hakimini bağlar.
Ancak, anılan ceza dosyasında verilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği belli değildir.
Bu itibarla, mahkemece, Çorlu 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.05.2012 tarih, 2011/10 E. 2012/389 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, şayet kesinleşmemişse kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1796, K. 2013/18806, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama