KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/181 E., 2013/17092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/348-2012/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın...şubesine parasını yatırmak için müracaat ettiğini, banka personelinin tavsiye ve telkinleri sonucu parasını off shore hesabına yatırdığını, hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, off shore bankası hakkında yaptıkları takibin sonuçsuz kaldığını, bankanın hakim ortakları hakkında dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, 3.200,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağı, bu yönüyle, ceza mahkemesi kararı uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle dolandırdıkları" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak havale edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu,
şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir mevduat hesabı olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en son işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde zamanaşımına uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve ceza zamanaşımının 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı,
davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdindeki paranın tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği,
anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı,
somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu anlaşıldığından bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/181, K. 2013/17092, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama