KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1892 E., 2013/18367 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2012/223-2012/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.08.2003 tarihinde davalı Bankadaki vadeli hesabına 41.835,00 Euro yatırdığını, 1 yıl sonra müvekkiline hesap numarasının değiştirildiği bildirilerek yeni bir hesap cüzdanının verildiğini, bu hesap cüzdanı ile hesaptan 2.500 Euro civarında bir paranın müvekkilince çekildiğini, bakiye 36.000 Euronun davalı Bankadaki hesapta kaldığını, bilahare yurt dışından dönen müvekkilinin hesabını kontrol ettiğinde kendisine bir kısım banka çalışanlarının görevlerini kötüye kullanmak suretiyle müşteri hesaplarını boşalttığının söylendiğini ileri sürerek 36.000,00 Euro'nun yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, Banka çalışanı ...n davacının hesaplarında usulsüz para çekerek zimmetine geçirdiği, ancak bu paraların karşılığı olarak Hendek'te bulunan evini davacının oğluna devrettiğini, davacının usulsüz işlemleri öğrendikten sonra 5-6 yıl boyunca bankaya uğramadığını, bu süre zarfında ilgiliyi şikayet etmediğini, davacı ile ...n akraba olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların birer güven müessesi olduğu, para yatırılan bir bankanın bir daha parayı iade etmemesinin düşünülemeyeceği, davalı banka çalışanının usulsuz işlemlerde davacının mevduat hesabından 36.000 Euro çektiği, davalının, bu işlemden dolayı davacı hesap sahibine karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000,00 Euronun 08.09.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı diğer savunmalarının yanı sıra davacının, bankada usulsüz işlemler yapan banka çalışanı ...n dayısı olduğunu, ...n davaya konu tutara karşılık evini davacının oğluna devrettiğini, evin tekrar dava dışı bir kişiye satıldığını, evin parasının kooperatife olan borç düşüldükten sonra davacının oğluna verildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup, yapılan bu işlemin icazet anlamında yorumlanıp yorumlanamayacağının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1892, K. 2013/18367, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama