KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1948 E., 2013/20292 K.·Asıl Davada Davacı-birleşen Davada Asıl Davada Davalı-birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2012/59 ESAS
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2011/149-2012/512 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait ev eşyalarını deniz yolu ile taşınması amacıyla dava dışı Alman nakliyat firması ile anlaştığını ve taşıma sözleşmesi imzaladığını, davalı şirketin ise dava dışı şirketin taşeronu olduğunu, İstanbul Gümrük bölgesine gelen malların gümrük işlemlerini tamamlanmasına ilişkin işlemlerden sorumlu olduğunu, müvekkiline ait eşyaların davalının kusur veya ihmal harici gümrük işlemlerini tamamlamaması üzerine eşyaların gümrükten çekilmediğini, bu nedenle davalı şirketin işleticisi olduğu Yenibosna adresindeki antrepoda muhafaza edildiğini,
bu muhafaza sırasında 09/09/2009 tarihinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle hasara uğradığını ,dava dışı sigortacı Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. tarafından ekspertiz raporuna istinaden 19.526,11 USD hasar bedelinin müvekkile verilmesi için davalı şirkete ödendiğini, sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin müvekkiline davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4493 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, kısmi itiraz ile duran takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı, aleyhine açılan ve işbu dosya ile birleşen Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/59 Esas sayılı dosyası yönünden de davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada, meydana gelen zarar sebebiyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, emtianın davacı tarafından antrepodan çekilmesi gerekirken kendi kusuru ve ihmali sebebiyle antrepodan çekilmediğini, bu nedenle meydana gelen zararda müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin yükümlülüğü olmadığı halde sigorta Yaptırdığını, antrepoların sigorta ettirilmesi gibi bir zorunluluklarının bulunmadığını,
sigorta şirketi tarafından ödenen 19.526,11 USD'nin uygulanan muafiyet neticesinde borçlu müvekkil şirketi 18.168,34 USD ödeme yapıldığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, dava tarihi ile 22/03/2010 tarihine kadar olan antrepo hizmet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş ve daha sonra vermiş olduğu ıslah dilekçesiyle de 5.608,83 TL toplam alacak miktarı belirterek ıslah tarihi olan 16/10/2012 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre.
1.146,15 USD yönünden davalının itirazının haksız olduğunun tespitine, alacağın likit ve hesap edilebilir olması sebebiyle de %40 icra inkar tazminatına, dosya ile birleşen alacak davası yönünden ise yapılan ek bilirkişi incelemesinde davalı-karşı davacının, davacı karşı davalıya ait antrepoda bulunan hasarlı eşyaların gümrük kanununa göre tasfiyeye ve imhaya tabi tutulması için gümrük idaresine başvuruda bulunmadığını bu nedenle eşyaların antrepodan teslim alınmadığını,
davacının talebinde geçen 22/03/2011 tarihinden dava tarihi olan 03/02/2012 tarihine kadar 675 gün karşılığı 3.179,25 USD alacağının olduğunu dava tarihi itibariyle de 5.608,83 USD'nin değerine ulaştığı gerekçesiyle, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Ancak, davacı asıl davada davalı şirketin işlettiği antrepoda muhafaza altına alınan eşyaların sel nedeniyle hasara uğradığı ve hasar ilişkin olarak dava dışı sigortacı tarafından davalıya hasar bedeli ödendiği, bu hasar bedelinin davalı tarafından kendisine ödenmesi gerektiği iddiasıyla ve bu nedenle yaptığı icra takibine, haksız itirazın iptalini istemiş ve icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuştur.
Davacının icra takibinde talep ettiği alacak sigorta tazminatına ilişkin olup, tazmini gereken gerçek bedelin de mahkemece saptanması gerekeceğinden, tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK'nun 67. maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından, asıl davada davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği halde kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1948, K. 2013/20292, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama