KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2062 E., 2013/18888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/235-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.03.2010 tarihinde bir yıl süreli olarak yapılan personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce haksız olarak feshedildiğini, fesih sebebi olarak da bir sonraki ayın beşinde muaccel olan ve müvekkilinin zamanında iktisap edemediği alacağını talep etmesi hususunun ileri sürüldüğünü, işin sezon ortasında feshedilmesi sebebiyle müvekkilinin iş bulamadığını ve çalışamadığını ileri sürerek, 22.880 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı sebeplerle feshedildiğini, davacının fatura kestiği andan itibaren ödeme günü gelmeden önce müteaddit zamanlarda müvekkili şirkete gelerek ya da telefonla arayarak tüm ofis çalışanlarının rahatsız olmasına ve işyerinin huzurunun bozulmasına sebep olduğunu, bu sebeple de sözleşmenin sürdürülebilirliğinin kalmadığını, ayrıca davacının muacceliyete dayanarak fesihten sonraki günlere ilişkin ödeme talebinin kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bununla birlikte sözleşmenin 4. maddesinin 1. fıkrasına göre müvekkiline tek taraflı olarak araçları dolayısıyla sözleşmeyi feshetme hakkının verildiğini, ayrıca fesih tarihine kadar olan tüm alacaklarının da davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 01.03.2010 tarihli personel taşıma sözleşmesi yürürlükte iken, davalı şirketin, sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi nedeni ile davacı tarafın uğradığı zarardan hukuken sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11.748,48 TL'nin 20.08.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup sözleşmesi feshedilen davacının sözleşme süresi bitimine kadar zararının karşılanacağı beklentisiyle herhangi bir iş yapmadan bu müddeti geçirmesi beklenemez. Davacının da zararının artmaması için gerekli önlemleri alması gerekmektedir.
Olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 325/2. maddesi gereğince ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre (11.Hukuk Dairesi, 07.10.2011 tarih ve 2011/11179 E. ve 2011/12388 K. sayılı ilamı”) taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiği tarihten itibaren davacının aynı nitelikte ve şartlarda emsal bir işi ne kadar “makul sürede” bulabileceği ve bu sürede davacının uğradığı net zarar miktarı; davacının aynı araçlarla yeni işler alıp almadığı, personel ve amortisman giderleri, akaryakıt giderleri ile diğer giderler göz önünde bulundurularak,
taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi uyarınca davalıdan alacağı meblağ ile arasındaki farktan genel gider de düşülmek suretiyle tespit edilecek tazminata hükmedilmek gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna göre fesihten sonraki bakiye sözleşme süresinin tamamı için sadece akaryakıt gideri nazara alınarak hesaplanan tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili bilirkişi raporundaki akaryakıt gideri hesaplamasında yanlışlık yapıldığını, yapılan hesaplama hatasının mahkemece düzeltilmeksizin karar tesisinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
Davacı tarafça taşıma işine tahsis edilen iki araçtan her birinin günde iki sefer olmak üzere günde toplam 4 sefer yaptıkları ve her iki aracın günlük yakıt tüketimi toplamının 26,66 TL olduğu dosyada mevcut bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Ancak, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, her bir aracın yakıt maliyetinin günlük değil, sefer başına 26,66 TL olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama sonucunda hatalı olarak fazladan yakıt gideri hesaplanmıştır.
Bu durumda, taşıma sözleşmesinin normal koşullarda sona ereceği tarihe kadar bulunan 143 iş günü üzerinden günlük akaryakıt maliyeti ile çarpımı sonucunda sözleşme süresinin sona ermesine kadar yapılacak toplam akaryakıt giderinin bulunması gerekirken, açıklanan şekilde hesap hatası yapılması ve yapılan hatalı hesaplamaya göre hüküm tesisi de isabetsiz olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2062, K. 2013/18888, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama