KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2137 E., 2013/18872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2010/1822-2012/1018 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine yapılan icra takibinde borcun 7940 TL'lik kısmına itirazda bulunduğunu, müvekkilinin ancak itiraz edilmeyen 19.554,29 TL ve bu miktara ilişkin avukatlık ücreti ile harçtan sorumlu olduğunu, tüm miktar üzerinden yapılan tahakkukun doğru olmadığını ileri sürerek 4.100 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının fazla ödemiş olduğu 3.234,76 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, fazla hesaplanan icra takibi giderlerinin tahsiline yöneliktir. Davacı vekili, müvekkili aleyhine yapılan takipte müvekkilinin takip konusu miktarın 19.554,29 TL'lik kısmına itiraz etmemiş olmasına rağmen, takibe konu tüm miktar üzerinden icra gideri, avukatlık ücreti ve faizle sorumlu tutulduğunu, hesabın yanlış yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, davacının talebi kısmen kabul edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu davacının istemini karşılamamakta ve hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının istemi doğrultusunda, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2137, K. 2013/18872, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama