İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/2460 K.2014/9168

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2006/923-2011/198 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü başkaca…

Esas2013/2460Karar2014/9168Tarih13 Mayıs 2014Okuma4 dk · 780 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/2460 E., 2014/9168 K.·Mahkemesi : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2014
Tarihi
19/04/2011
Numarası
2006/923-2011/198
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

780 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2006/923-2011/198 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan TMSF vekili Av.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların davacı şirketin mal varlığının kasten azalmasına neden olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00TL'nin, ıslah dilekçesi ile de 158.646,03 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan vekili ile davalı S.. B.., S.. C.., U.. U.. davanın reddini savunmuşlardır.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri iddia edilen zarardan sorumlu tutulabilmeleri için öncelikle zararın varlığının tespiti, zararın davalıların eylemlerinden kaynaklanmış olmasının gerektiği, denetim ve yönetim kurulu üyelerinin sermaye borcunu yerine getirmeyen hisse sahiplerine karşı gerekli tedbirleri almadıklarını ispatlayan delil yada belge bulunmadığı,

davalılar ..görev yaptıklan dönemde denetim raporunu 01.01.2004 ila 31.04.2004 arasında genel kurul denetimine sunmalan gerektiği, ancak denetime sunmaları gerektiği dönemde şirkete TMSF tarafından el konulması nedeniyle raporu sunmalarının imkan dahilinde olmadığı, bu nedenle zarardan sorumlu olmadıkları,hisse senetlerinin alım tarihlerindeki gerçek piyasa değerleri ile nominal değerleri arasında satın alan bakımından bir fark bulunduğunun kanıtlanamadığı, bu hisse senetlerinin değerlerinin sonradan kaybının söz konusu olmasının her zaman imkan dahilinde bulunduğu,

bu değer kaybından dolayı yönetici ve denetçilerinin sorumlu tutulamayacağı, bu hisse senetlerinin gerçekten piyasa değerinin üzerinde bir değerden satın alınması olayının bilerek yapılması ve bundan bir zarar doğduğunun kanıtlanması gerektiği, asıl borçlunun sermaye koyma borcu altında bulunan hissedarlar olduğu, öncelikle hissedarlara başvurulması gerektiği, bu zararın asıl borçludan tahsil edilememiş olması gerektiği, ortada henüz zarara dönüşen temerrüt alacağı bulunmadığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan söz etme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davası olup, kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar.

Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).

Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.Yine TTK.’nın 346. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kural olarak müdürlerin sebebiyet verdikleri zararlardan sorumlu olmadıkları, ancak ehil olmayan müdürler tayin etmek veya onların şirket için zararlı olan iş ve işlemlerine karşı müsamaha göstermek veya idare meclisinin salahiyetli olmadığı hususlara müdürleri mezun kılmak suretiyle sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı şirkete karşı 336. madde hükmünce sorumlu olacakları belirtilmiştir.

Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 559. maddesinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, şirket kasa hesabında muhasebe kayıtlarında görülmesine rağmen fiilen mevcut olmayan nakit paranın sayım ve tesellüm noksanları hesabına atılmasından ve bu paranın takibinin yapılmamasından, dava dışı şirket tarafından sağlanan fonların şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için kullanılması gerekirken mali durumları bozuk olan ve hiç temettü dağıtmayacak olan şirket hisselerini alarak şirketi zarara uğratıklarından, şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmedikleri ve bakiye apel bocunun takibini yapmadıklarından dolayı davalıların anılan zarar kalemlerinden sorumlu oldukları iddia edilmiş, olup,mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlulukları yukarıda belirtilen yasa maddelerine göre belirlenmesi zorunlu olup,davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmedikleri takdirde mahkemece ilke olarak iddia edilen tüm zarar kalemlerinden sorumlu oldukları ve yine denetim kurulu üyesi bulunan davalıların sorumluluklarının, bu sıfatlarının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia edilen zarar kalemlerini anılan hükümler doğrultusunda yeterince değerlendirmeyen bilirkişi kurulu raporuna ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak isabetli görülmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak TMSF'ye verilmesine, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2460, K. 2014/9168, 13 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2460
Karar No
2014/9168
Tarih
13 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2461 K.2014/19004
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2462 K.2014/19026
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/2463 K.2014/10660
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2463 K.2014/662
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/2467 K.2014/10233
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/2468 K.2014/11063

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.