KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2611 E., 2013/11006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2012/435-2012/430 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, ancak taraflar arasında muacceliyet sözleşmesi ve ihtiyati haciz unsuru olan mal kaçırma, ortadan yok olma gibi zorunlu şartların bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz kararı alan vekili, ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketin müvekkili şirkete olan borcuna karşılık bono verdiğini, borç tasfiye sözleşmesine muacceliyet şartı konmadığını ancak bonolara muacceliyet şartının yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında düzenlenen borç tasfiyesine dair sözleşme imzalandığı, sözleşmede muacceliyet şartı konusunda herhangi bir kararlaştırma yapılmamış olduğu, bu nedenle yargılamanın yapıldığı tarih itibariyle vadesi geçen senetler yönünden ihtiyati haciz kararına itirazın reddi gerektiği ancak vadesi gelmeyen senetler yönünden ise yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu ve geçerli bir muacceliyet şartı bulunmadığından vadesi dolmayan senetler yönünden itirazın kabulü gerektiği gerekçesiyle, 30.09.2012 ve 30.10.2012 vade tarihleri senetler yönünden ihtiyati hacize itirazın reddine, diğer senetler yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararı alan vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2611, K. 2013/11006, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama