KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2627 E., 2013/14593 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2009/537-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslara ilişkin Bakanlar Kurulu Kararları'nın 8. maddesinde "...Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark... ödenir veya kesilir." şeklinde bir düzenleme yapıldığını,
Kamu İhale Genel Tebliği'nin bahsi geçen maddenin nasıl uygulanacağını gösterir bölümünde "...ihale tarihi itibariyle geçerli brüt asgari ücretin artması halinde anılan madde gereği sadece asgari ücretteki artış miktarı ve bu artış miktarından kaynaklanan işveren payı kadar fiyat farkı hesaplanacaktır." hükmünün yer aldığını, personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımlarında asgari ücretin üzerinde ücret alan personele, asgari ücretin artması halinde sadece artan miktar kadar fiyat farkı ödenmesi gerekirken, asgari ücretteki artış oranı kadar fiyat farkı hesaplanarak davalı firmaya fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek,
32.805,21 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu ücretlerin davalının işçilerine ödendiğini, dolayısıyla zenginleşen tarafın davalının yanında çalışan işçiler olduğunu, sözleşmenini eki niteliğindeki teknik şartnamede çalıştırılacak personele niteliğine göre asgari ücretin katları şeklinde ücret ödeneceğinin belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde asgari ücretin arttırılması halinde eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken SSK primleri ile, sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ve bu farklara ait işsizlik ödeneğinin yükleniciye ödeneceğinin düzenlendiği, her ne kadar sözleşme ve eklerinde oran olarak değil fark olarak artış yapılacağı anlaşılmakta ise de, davacı tarafın yorumu ve hesabı ile katlarına göre ödeme yapıldığı, asgari ücret farklarının davacının isteği ile davalı işçilerine ödendiği,
davalının davacı şirketi yanıltması ve hilesinin söz konusu olmadığından iyi niyetli kabul edileceği ve iade ile yükümlü olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmişlerdir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanmış ve davacı taraf da bu sözleşmeye istinaden fazla ödediği tutarın tahsili için işbu davayı açmıştır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken olayda uygulama yeri olmayan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2627, K. 2013/14593, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama