KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/268 E., 2013/17050 K.·(Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk (Üsküdar 4. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/09/2012 tarih ve 2010/101-2012/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait dairenin deprem ve yer kayması rizikolarını teminat altına alan 20.02.2005/2006 tarihli poliçe ile davalıya sigortalı olduğunu, sigortalı dairenin bulunduğu bölgenin yer kayması sonucu afete maruz bölge ilan edildiğini, teminat kapsamındaki rizikonun bulunmasına ve bunun ekspertiz raporuyla tespit edilmiş olmasına rağmen davalının rizikoyu tazmin etmediğini ileri sürerek, şimdilik 120.000,00 TL'nın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı sigortalı tarafından riziko mahallinde yer kayması olduğunun 03.12.2004 tarihinde bilindiğini, poliçe imzalanırken davacının kötüniyetle hareket ettiğini, hasarın oluş tarihinin 2004 yılı içerisinde olması karşısında rizikonun zaman olarak poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacı tarafından dava konusu dairenin sigorta yapıldığı tarihte bölgede yer kaymasının bilinmesinin mümkün olamayacağı, sigortalı dava konusu konutta yer kayması nedeniyle meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu, sigortalı davacının uğradığı zararın 102.300,00 TL olduğu, davacının hasar bildirim tarihi olan 29.07.2005 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, sigorta poliçesi özel şartlarında belirtildiği üzere yer kayması halinde bina sigorta bedeli üzerinden %2 oranında muafiyet uygulanabileceği, arsa değerinin ve sigorta muafiyet bedelinin düşülmesi sonucu davacının talep edebileceği tazminat bedelinin 89.964,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın 89.964,00 TL üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/268, K. 2013/17050, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama