KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2720 E., 2013/19245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2012 tarih ve 2011/311-2012/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "GEZER + şekil" ve "GEZER" markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin başvurusu üzerine diğer davalı kurumun davalı şirket adına tescilli "GEZER" ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verdiğini, tanınmışlık kararlarının yayınlanmadığını ve kamuoyuna duyurulmadığını, müvekkilinin "GEZER" ibaresinin tescili amacıyla yaptığı başvurunun başka gerekçelerle birlikte davalı şirket adına tescilli markanın tanınmış olduğundan bahisle reddedildiğini,
davalı şirketin markasının tanınmışlık kriterlerini taşımadığı halde davalı TPE tarafından tanınmışlık payesinin verilmesinin davalı şirketten önce mağazacılık faaliyetine başlamış müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, davalının GEZER markasının aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ileri sürerek, davalı TPE'nin 25.05.2005 tarihli GEZER markasının tanınmış olduğuna dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile TPE-YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin 133430 sayılı ve "GEZER" ibareli markasının 1992 yılından bu yana tescilli olduğu, ancak ibarenin aynı zamanda 1986 yılından itibaren de ticaret unvanı olarak tescilli olduğu, tanınmışlık başvuru tarihi olan 09.05.2005 tarihi itibariyle "GEZER" ibaresi taşıyan tescilli marka sayısının 12 adet olduğu, aynı zamanda Madrid Protokolü çerçevesinde WIPO üzerinden de başka ülkelerde birçok marka başvurusu ve tescilinin bulunduğu, davalı şirket tarafından 2001 - 2003 yılları için yaptırılan Karşılaştırmalı Araştırma ve Analiz Raporu’na göre yurt içindeki pazar payı, tanınırlık yönünden davalı markasının "TERLİK" ürünleri için
bilinen ilk dört marka arasında girdiği, Hürriyet Gazetesi'nin 26.08.2001 tarihli nüshasında Mayıs 2001 tarihli bir araştırma raporuna atfen davalı markasının ülke çapında bilinen ayakkabı markaları içerisinde %22,4 ile ilk sırada yer aldığı, diğer gazetelerin de birçok nüshalarında benzer mahiyette davalı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin haber örneklerinin dosyaya sunulduğu, davacının yurtiçi satışlarının 2005 yılı itibariyle 70 milyon TL'yi aştığı, ihracatının ise 12 milyon TL'yi aştığı, çok sayıda başarı, kalite ve teşekkür belgelerinin bulunduğu, birçok etkinliğe sponsor olunduğu,
markayı koruma yönünden birçok firmaya karşı marka ihlal ve hükümsüzlük davaları açtıkları, birçok fuar ve sergiye katıldıkları, medya organlarında yapılmış çok sayıda reklamın bulunduğu, bu haliyle davalı şirketin "GEZER" markasının ayakkabı ve terlik sektöründe yüksek düzeyde tanınmış marka niteliğine kavuştuğu, davacı tarafın iddialarının soyut kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İptali istenen 09/05/2005 tarihli TPE-YİDK kararına konu başvuruda, davalı taraf adına tescilli 1992/133430 sayılı Gezer+şekil markasının tanınmış marka olduğunun tespitini talep etmiş ve söz konusu TPE YİDK kararıyla da başvuru konusu markanın 556 sayılı KHK.’nin 7/1-i bendi anlamında tanınmış marka olduğuna karar verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın TPE-YİDK kararına konu olan 1992/133430 sayılı markaya ilişkin olarak tartışılıp değerlendirilmesi gerekir.
Dairemizin bozmasından sonra alınan bilirkişi raporunda ise, bu markaya yönelik bir inceleme yapılmadığı gibi, temyiz dilekçesi ve ekli belgelerden de davalının 04/09/2001 tarihinde 1992/133430 sayılı marka hakkından vazgeçtiğinden markanın iptal edildiğine dair kayıt mevcuttur.
Bu durumda uyuşmazlığın 1992/133430 sayılı marka ile sınırlı olarak çözümü ve davalının 1992/133430 sayılı marka hakkından vazgeçmesi olup olmadığı, vazgeçme halinde bu durumun somut uyuşmazlık bakımından doğuracağı sonuçların tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yarına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2720, K. 2013/19245, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama