KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2886 E., 2013/18492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.11.2012 tarih ve 2012/405-2012/512 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi dışında 5.000,00-TL ve 4.875,00 TL tutarındaki paraların EFT yoluyla müvekkilinin tanımadığı...’ın hesabına aktarıldığını, bankaya başvurulmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 9.875,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın davacı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı oluştuğunu, bu nedenle müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 22.03.2012 tarih, 2010/13068 Esas, 2012/4489 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davalı bankanın zarardan sorumlu bulunduğunun açık olduğu, davacıya güvenlik enstrümanlarını kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı banka tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusuru olduğunun kabulünün de mümkün bulunmadığı, dolayısıyla tüm kusurun davalı bankada olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.875,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 10/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2886, K. 2013/18492, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama