KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/30 E., 2013/16374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2011/533-2012/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün taşeronu diğer davalı şirket tarafından yapılan kanalizasyon alt yapı çalışmasının giderleri tıkaması sebebiyle müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerini su bastığını, hasar sebebiyle sigortalıya ödenen 5.533,00 TL'nin davalılardan rucuen tahsili için icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğu, davanın 05.12.2011 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasarın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 25.07.2010 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle, davacı tarafça zamanaşımı süresi henüz dolmadan 09.02.2011 tarihinde icra takibi başlatıldığı, yine davalı ... İnş. Mak. San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin zamanaşımına ilişkin herhangi bir savunması bulunmadığı gibi, davaya cevap dahi vermediği anlaşılmaktadır. Buna göre, 09.02.2011 tarihinde başlatılan icra takibinin zamanaşımını kesen sebeplerden olduğu, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı ve davalı ... İnş. Mak. San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin süresi içinde usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/30, K. 2013/16374, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama