KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3112 E., 2013/14328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2006/382 ESAS
- Birleşen dava
- İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/388 ESAS
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 gün ve 2011/31-2011/55 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/11/2012 gün ve 2012/1076-2012/19220 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalı birleşen davada davacı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın...
Şubesinde vadeli, vadesiz YTL ve döviz cinsinden mevduatları olduğunu, vadeli mevduatların vadesi sonunda vadesiz TL hesabına intikal ettiğini, vadesiz mevduat YTL hesabının toplamı bakiyesinin 05.06.2005 tarihinde 2.078.320 TL olması gerektiğini, vadesi 22/05/2006'da dolan mevduat hesabından intikal eden 781.343 TL'nin başka bir hesaba EFT yolu ile gönderilmesinin 24/05/2006 tarihinde talep etmesine rağmen işlemin yapılmadığını, müvekkilinin bu kez TL ve döviz mevduatlarının Yapı Kredi Bankası....'deki hesabına gönderilmesini ve döviz hesabında bilgisi haricinde gerçekleştirilen işlemlerin düzeltilmesi talimatını verdiğini,
bankanın bu talimata uymaması üzerine talimatını ihtarname ile yenilendiğini, bu ihtara bankanın türev işlemleri sonucu oluşan banka alacağı olarak 1.589.107 TL'nin müvekkili hesabından mahsup edildiğini bildirdiğini, sözleşme gereğince mevduat kabul eden bankanın mevduat konusu parayı mevduat sahibinin talimatı üzerine derhal ve aynen iade etmekle yükümlü olduğunu, davalı bankanın türev işlemleri sonucu oluştuğunu belirttiği bir alacağın bulunmadığını, müvekkilince belirtilen bir şekilde bir türev işleminin yapılmadığını ileri sürerek,
şimdilik 50.000 TL alacağın 26/05/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınmasına karar verilmesini istemiş, 05.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile miktarı 2.764.457,35 TL'na çıkarmıştır.
Davalı vekili asıl davanın reddini istemiştir.
Birleşen (İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi 2006/382 Esas), müvekkilinin davalı bankanın uzun süreli müşterisi olduğunu,... şubesinde vadeli, vadesiz ve döviz cinsinden hesapları bulunduğunu, ayrıca davalı banka ile bir kısım finansal türev işlemleri yaptığını, bu çerçevede davalı banka yetkililerinin 15/05/2006 tarihinde müvekkilini arayarak türev işlemlerine bağlı olarak ek teminat verilmemesi halinde aynı gün tasfiye geçeceklerini bildirdiğini ve takiben bankanın 25/05/2006 tarihli ihtarname göndererek,
türev işlemlerine bağlı banka alacağı olarak oluşan 6.117.861,51 TL'nin hesaplardan mahsup edildiğini, bir başka deyişle müvekkilinin bu kadar mevduatına el konulduğunun bildirildiğini, ancak ihtarnamede belirtilen miktar kadar bankanın alacaklı olmasının mümkün olmadığını, oysa 15/05/2006 tarihi itibariyle müvekkilinin davalı bankanın şubesinde toplam 7.989.187 TL'lik mevduatının bulunduğunu, bu mevduatın 600.000 TL'lik kısmının müvekkilinin borçlusu veya kefili olduğu tüketici kredileri nedeniyle rehinli bulunduğunu, buna göre bankanın rehin kısmını aşan mevduatı ödeme zorunluluğu bulunduğunu iddia ederek,
şimdilik 75.000 TL'nin 15/05/2006 tarihinden itibaren davalı bankadan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Birleşen (İstanbul Asliye 11.Ticaret Mahkemesi'nin 2007/338 E) davacı banka vekili, davalı ile dava dışı ..., ... ve Ece Duvar Kağıtları San. ve Tic.
A.Ş.'nin 2005 yılından beri bankanın müşterisi olduklarını, bunların aynı zamanda müvekkili bankanın bağlı olduğu finansal gruba ait yurtdışında faaliyet gösteren diğer bankaların da müşterisi olduklarını, davalı ile dava dışı Atanur'un 2005 yılı Mayıs ayında müvekkili bankaya gelerek bir taşınmaz satışı nedeniyle gelir elde edeceklerini beyan ile bu tutarın değerlendirilmesi amacına yönelik olarak müvekkili banka ile görüştüklerini ve takiben her ikisinin müvekkili bankaya yaklaşık 7.000.000 USD mevduat tevdii ettiklerini,
diğer finansal enstrümanlara oranlara daha riskli fakat aynı zamanda daha fazla kazancı olan türev işlemlerine bağlı yaklaşık 2.500.000 USD gelir elde ettiklerini, ancak davalının kendi irade, talimat, onay ve icazetiyle gerçekleşen bir kısım türev işlemlerinden dolayı müvekkili bankanın toplam 6.315.380 TL tutarında zararının oluştuğunu, buna bağlı bankanın oluşan bu işlemlerden doğan zararın 6.117.861,51 TL tutarındaki kısmını haklı gerekçelerle mahsup ettiğini, bu mahsuba bağlı banka zararının banka kayıtlarında 197.518,49 TL olarak kayıtlı olduğunu iddia ederek,
şimdilik dava tarihi itibariyle oluşan 466.612,74 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ilk talep ve ıslah gözetilerek asıl davanın kabulü ile toplam 2.094.190,66 TL'nin 26/05/2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınıp davacı ...'a verilmesine, birleşen (İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi'nin 2006/383 Esas) ilk talep ve ıslah gözetilerek davanın kabulü ile toplam 2.764.457,35 TL'nin 24/05/2006'dan itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınıp davacı ...'a verilmesine, birleşen son davanın ise reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davalardaki kararı davalı/birleşen davada davacı Banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1076 E, 2012/19220 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Asıl ve birleşen 2006/382 E.sayılı dosyada davalı,birleşen 2007/338 E.sayılı davada davacı banka vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı birleşen davada davacı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3112, K. 2013/14328, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama