KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3272 E., 2013/18875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2012/432-2012/704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 24.02.2009 tarihinde, davalının işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesi yaralandığını ve yapılan tedaviye rağmen sakat kaldığını, kazanın araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kazası sebebiyle meydana gelen sakatlığı dolayısıyla manevi acılar çektiğini ileri sürerek 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü ve somut olayın özelliklerine göre 25.000 TL'nin somut olaya uygun bir manevi tazminat olacağı gerekçesiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı tarafın dava açarken yatırdığı 1.856,25 TL nispi harçtan, hükmolunan miktara göre alınması gereken 1.475 TL harcın mahsubu ile kalan 371,25 TL harcın istek halinde davacıya iadesine karar verilmiş ise de, hükmün 4- a bendinde davalının harçtan sorumluluğunun 599 TL olarak belirlenmesi de doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3272, K. 2013/18875, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama