KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3429 E., 2013/18988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/521-2012/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticaretle uğraşan ve davalı banka ile çalışan müvekkilinin iş yerine 2010 yılı Kasım ayında, davalı bankanın şube müdürü ile yatırım bölümünde çalışan bir elemanının gelerek, müvekkiline herhangi bir ön bilgi ve sözleşmeyi okuma fırsatı verilmeksizin, "opsiyon işlemleri" yapabilmek için bir sözleşme imzalatıldığını, daha ileri bir tarihte de davalı banka çalışanı tarafından telefonla aranarak, müvekkiline İsviçre frankı opsiyon işleminin çok karlı olduğu ve hemen işlem yapması gerektiğinin ısrarla belirtilmesi üzerine,
müvekkilinin opsiyon işlemine olur verdiğini, daha sonra paraya ihtiyacı olduğunda, davalı bankadan opsiyon işlemi nedeniyle riskin çok artması sebebiyle 250.000,00 TL parasına bloke konulduğunu öğrendiğini, daha sonra davalı banka şube müdürünün arayarak 30.000,00TL daha yatırması gerektiğini yoksa opsiyonun kapanarak parasının uçacağını söylemesi üzerine 30.000,00 TL daha yatırmak zorunda kaldığını, bu olaylar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve kardan mahrum kaldığını ileri sürerek , müvekkilinin banka mevduat hesabındaki blokenin kaldırılmasını ve 8.000,00 TL mahrum kalınan karın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddiaların gerçekle uyuşmadığını, taraflar arasında 26/11/2010 tarihinde Temel Bankacılık Hizmetleri, Türev İşlemleri Çerçeve ve Mevduat Rehni Sözleşmeleri imzalandığını, bunlardan Türev İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi hükümlerinde müşterinin telefonla da bankaya talimat verebileceğinin, oluşabilecek kar ve zarar ihtimalleri ile, zarardan bankanın sorumlu olamayacağı hususlarının açıkça belirtildiğini, yapılan işlemlerde sözleşmeler ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının onay verdiği opsiyon işleminin sonucunda, kar elde etmesi ihtimalinin yanında zarar etme ihtimalinin de bulunduğu, davacıya sözleşmeler imzalattırırken bu hususların da hatırlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3429, K. 2013/18988, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama