KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3684 E., 2013/19033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2012/469-2012/819 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1996-2001 yılları arasında üniversite öğrencisi iken son sınıfta Yüksek Öğrenim Genel Müdürlüğü nezdinde krediye başvurarak toplam 90 TL para aldığını, bu kapsamda kurum tarafından müvekkilinden 3.755,99 TL yapılan ödemeye karşı para istendiğini, yazışmalar kapsamında müvekkilinin bilgisi dışında davalı banka nezdindeki hesaptan para çekildiğinin anlaşıldığını, faiziyle birlikte paranın 5.393,57 TL olduğunu belirterek hesabından çekilen 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararı üzerine yetkili mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre, yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren süresi içinde başvurularak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği, davacıya ait gönderme dilekçesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece süresi içinde HMK'nın 20. maddesi gereğince dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulmadığı ve gönderme dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar dava dosyası içerisinde davacı tarafça yetkisizlik kararının kesinleştiği 05.07.2012 tarihinden sonra verilmiş bir dilekçe bulunmamakta ise de, 12.07.2012 ve 24.07.2012 tarihli iki adet PTT tarafından düzenlenen tahsilat/ödeme belgesi/haber kağıdı başlıklı belgelerin mevcut olduğu, davacı vekilince 12.07.2012 tarihli ve 50,00 TL bedelli belgedeki paranın müvekkili tarafından dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için verildiği ve bu hususun dahi süresi içinde başvuru bulunduğunu gösterdiğini belirtmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece, yanlızca davacı vekilinin gönderme dilekçesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, dosya içinde bulunan özellikle 12.07.2012 tarihli belge değerlendirilmemiş, kanunda gösterilen süre zarfında davanın yetkili mahkemede tebligat yapılması için gerekli gideri ödeyip ödemediği üzerinde durulmamıştır.
Buna göre, 1086 sayılı HUMK'nın 193/son maddesi gereğince de gönderme dilekçesi verilmesi veya çağrı kağıdı için tebligat giderinin yatırılması koşullarından birinin gerçekleşmesinin yeterli bulunduğu ve HMK'nın 20. maddesinin de bu şekilde değerlendirilmesi suretiyle gerekli giderin karşılanmasının da yeterli olacağı gözetilerek, dosya içerisindeki mevcut belgeler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3684, K. 2013/19033, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama