KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/387 E., 2013/17107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2013 tarih ve 2011/271-2012/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı Suplaın Bopp Film emtiasının davalıya ait ...plakalı araç ile 20.05.2010 tarihinde nakliyesi esnasında davalının kusuru sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığını, sigortalıya 59.600,42 TL ödendiğini ileri sürerek, bu bedelin ödeme tarihi olan 02.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen zarar miktarının gerçekleşen zarar miktarından çok fazla olduğunu, bilirkişi raporunda bozulan malların değerini, alacak miktarından düşmediğini, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 14.05.2012 tarihli bilirkişi raporunun hadiseye uygun, gerekçeli ve hüküm vermeye yeterli bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi raporuna göre hesaplanan 59.205,11 TL'nin 12.04.2011 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortasından kaynaklı rücu istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra olayda kusursuz olduğunu ve istenen tazminatın fahiş bulunduğunu da savunmuştur. Taşıyıcının sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğuna ilişkin olduğundan, mahkemece 6762 sayılı Yasa'nın 762 ve devamı maddeleri hükümleri de nazara alınarak, aralarında kusur ve hasar alanında uzman bulunan bilirkişi kurulundan rapor alınıp, neticesine göre karar verilmek gerekirken, belirtilen hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan muhasebeci bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/387, K. 2013/17107, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama