KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4022 E., 2013/21481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2012 tarih ve 2011/59-2012/511sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında düzenlenen protokol uyarınca, müvekkilinin borçlarının davalılar tarafından ödenmesi halinde, müvekkilinin ...
Büyükşehir Belediyesi'ndeki halk otobüsü işletmesi imtiyaz haklarını davalılara devredeceğini kararlaştırdıklarını, ancak davalıların protokolde belirtilen borçlarını ödememelerine rağmen müvekkilinin iyiniyetle ve aralarındaki ilişkinin verdiği güven duygusuyla imtiyaz hakkını davalılara devrettiğini, davalıların müvekkiline ve protokolde belirtilen alacaklılara hiçbir ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız ve kötüniyetli itirazları ile takibi durduklarını ileri sürerek,
itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, imtiyaz hakkının diğer davalıya devredildiğini, bu durumda kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının faiz ve tazminat taleplerinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığı, borcu olmadığı gibi, protokol altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, anılan belgede belirli ve kayıtsız şartsız borç ikrarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil olarak dayandığı protokol başlıklı belgenin aslının davacı tarafça sunulamadığı gibi, bu fotokopi belgedeki imzanın da davalı ... elinden çıktığı yönünde tam ve kesin bir kanaat elde edilemediği, bu belgeye hukuki değer verilemeyeceği, davalı ...'ya imtiyaz hakları devredilmediğinden davalı ...'nın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, kaldı ki belgenin yazımı itibarı ile açık borç ikrarını içerir, davalıları bağlayıcı nitelikte bir belge olmadığı ve ayrıca davalı ...'in davaya konu aracı SGK'nın yaptığı açık artırma sonucu 2008 yılında ihale ile satın aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
S/2
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... icra takibinde gecikmiş itirazda bulunmuş ve bunun üzerine de davacı işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Her ne kadar dava tarihi itibariyle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı mevcut ise de daha sonra ...
1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/524 Esas, 2011/518 Karar sayılı kararı Yargıtay 12. HD'nin 2011/25074 Esas, 2012/9821 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde ... 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/10 Esas, 2013/ 446 Karar sayılı kararı ile gecikmiş itirazın reddine karar verilmiş ve verilen karar Yargıtay 12 HD'nin 2013/25825 Esas, 2013/35130 Karar sayılı kararı ile onanmış ve karar henüz kesinleşmemiştir.
Bu durumda mahkemece, hukuki yararın karar kesinleşinceye kadar devam etmesi hususu da göz önünde bulundurularak, anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp, neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan hususun nazara alınmaması bozmayı gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davacı; taraflar arasında yapılan protokole göre davalı ...'in kendisine ait hattı devraldığını ve hattın belediyede bu davalıya tahsis edildiğini ileri sürdüğüne göre, davacı tarafça temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen sözleşme aslı üzerinde imzanın bu davalıya ait olup olmadığı incelettirilip, bu davalıya ait olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın, 11.6.2008 tarih, 193 karar numaralı encümen kararı ile hattın davacının izni doğrultusunda davalı ...'e devredildiğine ilişkin cevabı da nazara alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca, davacı ve davalı ...'den taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti, özellikle istenen tutarın ne şekilde belirlendiği, sonradan aracın davalı tarafından icradan satın alınması olgusunun protokolü geçersiz kılıp kılmayacağı hususlarında açıklama istenip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4022, K. 2013/21481, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama