KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4045 E., 2013/20350 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2000/1144 ESAS
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/09/2009 tarih ve 2006/664-2009/501 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sigorta sözleşmeleri yapıldığı, davalı şirketin zamanla prim ödemelerini aksattığını, prim alacağının tahsili için başlattıkları icra takiplerine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek asıl ve birleşen davalarda, icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile 1997 yılında sigorta sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, davacının müvekkilinin rızasını almadan sözleşmeleri yenilediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 1997 tarihinde 3 adet sigorta sözleşmesi imzalandığı, asıl davanın İnşaat-Montaj All Risk ve İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçelerinin 20.07.1998 tarihinde düzelenen zeyilnamler ile yenilenmesi sebebiyle ödenmeyen prim borçlarına ilişkin olduğu,
anılan sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı şirket tarafından gönderilen faks metnin davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilmediği ve yenilenen poliçelerin davalı şirketçe de benimsenmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada ise 3 ayrı icra takibine yapılan 3 ayrı itirazın iptalinin talep edildiği, bunlardan ikisinin taraflar arasında imzalanan 01/09/1997-01/07/1998 süresince geçerli İnşaat- Montaj All Risk ve 01/09/1997-01/09/1998 süresince geçerli Kar Kaybı Sigorta Poliçelerinden kaynaklanan sigorta priminin tahsiline ilişkin olduğu,
davalının, her iki sigorta poliçesine ait primlerin bir kısmını kararlaştırılan vadelerden sonra ödediği, bir kısmını da ödemediği, her ne kadar davalı, poliçelerin vadeleri itibariyle TTK'nın 1297/2. maddesinin yürürülükte olduğunu, buna göre anılan sigorta poliçelerinin münfesih olduğunu savunmuşsa da, davalının sigorta primlerini TTK 1297/2. maddesi gereği temerrüde düşülen tarihten itibaren uygulanacak 15 günlük süreyi de aşarak ödediği,
primlerin ödeme tarihi ile fiili ödeme tarihleri dikkate alındığında taraflar arasında BK'nın 101 vd. maddelerinin uygulanacağına dair zımni bir uygulama oluştuğu, bu nedenle davacının ödenmeyen primleri davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2000/5371 ve 5373 esas sayılı icra takiplerine itirazın iptaline ve 6.878,38 TL icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen davaya konu üçüncü icra takibinin ise, asıl davada belirtildiği şekilde yenilenen sigorta poliçesine ait prim tahsili için başlatıldığı,
yenileme talebinin yetkisiz kişi tarafından yapıldığı ve yenilenen poliçeleri, davalı tarafından benimsenmediği gerekçesiyle Şişli İcra Müdürlüğü'nün 2000/5370 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4045, K. 2013/20350, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama