KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4084 E., 2013/21439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/236-2012/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Mercan Şubesi ile imzalanan ticari kredi sözleşmesi ile 60.000,00 TL ve 650.000,00 TL'lik krediler kullandığını, kredilerin 36 aylık taksitler şeklinde ödeneceğini, müvekkilinin 650.000,00 TL'lik kredi borcunu 21. taksitin ödeme zamanında, 60.000,00 TL'lik kredi borcunun 14. taksitinin ödenme zamanında, erken kapatmak isteyerek davalı bankanın ilgili şubesine başvurduğunu, davalı bankanın ayrıntılı ve açıklaması olmayan hesaplamalarla müvekkili şirkete kredi kapama, faiz, vergi, fon kur farkı tahakkuk ettirdiğini,
kredi borcunu erken kapayarak bir an önce kendi bütçe planını yapmak isteyen müvekkili şirketin, davalı bankanın bildirmiş olduğu miktarı hesaba yatırdığını, kredi sözleşmesi içeriğinde bu kapsama sokulabilecek olan hükümlerin, genel işlem şartı kavramı çerçevesinde hükümsüz olduğunu ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın ödenmesini talep ettiği erken ödeme komisyonunun gerek bankacılık teamülüne gerekse davacı ile müvekkili banka arasında kredi kullandırımından evvel yapılan görüşmelere tamamen uygun olduğunu, bununla birlikte ne mevzuatta ne de taraflarca imzalanmış bulunan Genel Kredi Sözleşmesinde erken ödeme komisyonunun talep edilemeyeceğine dair bir hüküm de yer almadığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aldığı erken kapatma komisyonunun sözleşmede özel bir düzenleme olmaksızın bankaca tespit edildiği, bu konuda çeşitli bankalardan erken kapatma komisyonuna ilişkin çeşitli oranlar sorulup, gelen cevaplara göre özellikle Yapı Kredi Bankasının erken kapatma için %2 komisyon uygulaması, her ne kadar ticari kredi olsa da Tüketici yasasındaki %2'lik kapatma komisyonu ve gelen cevabı yazılara göre özel bankalardaki en düşük kapatma oranı olan Yapı Kredi'ye ait %2'lik oranın birbirini teyit ettiği gerekçesiyle, takdiren alınması gereken kapatma komisyonunun bu konuda özel bir
düzenleme olmadığı da gözetilerek %2 olarak uygulanmasına, davacının davasının kabulü ile 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama komisyonunun fahiş olarak alındığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın %2 erken kapatma komisyon oranı uygulanmak suretiyle kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Banka ile müşteri arasında imzalanan sözleşmede erken kapatma halinde bankanın tek taraflı olarak belirleyeceği bir miktarda erken kapama ücreti alacağının düzenlendiği, ancak ne oranda erken kapama komisyonu uygulayacağının belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, diğer bankalardan faiz oranı araştırması yapılmış, ancak en düşük olarak bildirilen oran olan ve Tüketici Yasasında da kapatma komisyonu oranının %2 olduğu gerekçesiyle söz konusu oran üzerinden dava kabul edilmiştir.
Ancak, mahkemece diğer bankalardan getirtilen borcun erken ödenmesi halinde uyguladıkları faiz oranları gözetilmek ve ortalaması bulunmak suretiyle davalı Banka'nın uyguladığı erken kapama komisyonu oranının fahiş olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4084, K. 2013/21439, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama