KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4093 E., 2013/20559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2012 tarih ve 2011/354-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleritarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 30.sınıftaki mallar yönünden 2008/70960 sayılı ve “ISITKAN” unsurlu marka başvurusuna, müvekkilinin kendi adına tescilli "İSTİKAN”unsurlu, 98/001978 ve 99/002664 sayılı markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YIDK'nun 2011 -M-2674 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markaların tescil kapsamlarının aynı ve işaretlerin de oldukça benzer olması sebebiyle başvuru markasının KHK'nın 8/1 (b) m. uyarınca karıştırma tehlikesine yol açacağını, "İSTİKAN" kelimesinin ayrıca müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsuru olduğunu, bu ismi şekil unsuru içerecek şekilde faturalarda kullanması sebebiyle,
davalının marka başvurusunun 556 S. KHK'nın 8/5 m. uyarınca da reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili; iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davaya konu olan markanın tescil ücretinin süresi içerisinde yatırılmaması sebebiyle hükümden düştüğünü, davacı tarafça açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu marka ile itiraza gerekçe markaların tescil kapsamlarının tamamen aynı tür olduğu, marka görselleri arasında da yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin markaları karıştırma ihtimalinin yüksek olduğu, başvuru markasının tescil olunmasının KHK'nın 8/1 (b) m. anlamında davacı markalarının karıştırılmasına yol açma ihtimalinin
bulunduğu, "İSTİKAN" ibaresinin davacının 2002 yılından bu yana ticaret unvanı olduğu, davalının marka başvuru tarihinden çok daha önce davacı adına tescilli olduğu ve davacının tescil kapsamındaki malların ticaretiyle uğraştığı dikkate alındığında, bu ibareye karıştırmaya yol açacak ölçüde oldukça benzer "ISITKAN" ibareli markanın tescil ettirilmesinin KHK'nın 8/5 m. ne aykırılık teşkil edeceği, TPE YİDK kararında, davalı adına tescilli 2005/06218 sayılı ve "ALMAŞ ISITKAN" ibareli markanın tescilli olduğu ve davalıya müktesep hak sağlayacağı gerekçesiyle başvuruya itirazın kısmen reddine karar vermiş ise de,
söz konusu markanın başvuru tarihinin 28.02.2005, tescil tarihinin 25.03.2006 olduğu ve davacı tarafından Diyarbakır Asliye (3) Hukuk Mahkemesi'nin 2009/673 E. -2011/277 sayılı dosyasında açılan dava sonucunda, davacı markalarının karıştırılmasına yol açacağı gerekçesiyle 29 ve 30.sınıf mallar yönünden söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğinin anlaşıldığı, hükümsüzlüğü istenilen 2008/70960 sayılı markanın başvuru tarihinin 15.12.2008 olduğu dikkate alındığında, müktesep hak teşkil ettiği kabul edilen markanın henüz 2,5 yıllık tescilli olduğu ve KHK'nın 42 m. uyarınca hükümsüzlük tehdidi altında olduğu,
bu nitelikteki bir markanın sahibine müktesep hak sağlamasının mümkün olmadığı, nitekim markanın Diyarbakır Asliye (3) Hukuk Mahkemesi'nce hükümsüz kılındığı, müktesep hak gerekçesiyle başvuruya itirazın reddine dair TPE YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptaline, başvuru konusu marka tescil olunmadığından markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4093, K. 2013/20559, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama