KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4105 E., 2013/20857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2012 tarih ve 2012/106-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “TUTKU” ibaresini içeren markaların uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka haline getirildiğini, davalı gerçek kişinin müvekkiline ait markaların da tescilli olduğu 29. sınıfta “İLKNURŞAKATUTKUM” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen marka ile müvekkiline ait tanınmış markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını ve bu nedenle iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek,
davalı TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarih 2007-M-3493 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından ihdas edilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, her ne kadar başvuru markası ve itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamları aynı tür malları kapsıyor ise de, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında ve ortalama tüketici kitlesinin tescil kapsamı mallar itibariyle bilinç düzeyi düşük kişilerden oluştuğu da dikkate alındığında "İLKNURŞAKATUTKUM" ibareli marka ile "TUTKU" ve "ETİ TUTKU" unsurlu markalar arasında KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4105, K. 2013/20857, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama