KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4270 E., 2013/20159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2012 tarih ve 2011/583-2012/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı tarafından sigortalanan iş makinesinin çalışma esnasında 24.05.2009 tarihinde hasar gördüğünü, davalının hasar nedeniyle ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 23.500,00 TL'nin 24.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davanın niteliği gereği Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyası kapsamında gerçekleşen rizikonun poliçe kapsamında olduğu, dava konusu iş makinesinde meydana gelen hasar karşılığında davalının ödemesi gereken tazminat miktarının 7.870,75 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” nedeniyle makinede meydana gelen hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsiline ilişkindir. Davalı davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunmuştur. Davalının düzenlediği poliçede sigorta sahibi Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O, sigorta ettiren ise ... olarak gösterilmiş olup, poliçenin tanzim edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1446/2. maddesinde sigorta ettirenin sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu belirtilmiştir.
O halde, mahkemece davacının sigorta poliçesini elinde bulundurup bulundurmadığı veya sigortalının muvafakati olup olmadığı hususu üzerinde durularak, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda yetersiz bilirkişi raporuna itibar ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının zaman aşımı defi konusunda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4270, K. 2013/20159, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama