KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4406 E., 2013/20546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2011 tarih ve 2009/294-2011/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı TPE vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin FİT ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 10.03.2000/4524 ve FİT ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 14.06.2007/32835 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının 03.06.2008 tarihinde "FitForce" ibare ve biçimli, 5, 29, 30, 31 ve 32. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2008/54866 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2009/M-4485 sayılı kararla reddedildiğini,
kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin FİT esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ifade ederek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, FİT ibaresinin gıda sektöründe yer alan mallar bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanıldığını, başvuru konusu işarette de bu şekilde kullanıldığını, ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun FİT ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 29, 30 ve 32. sınıf ürünler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işarette FİT ibaresinin
asıl ve ayırt edici unsurlardan biri konumunda olduğu, başvuru kapsamında yer alan 29, 30 ve 32. sınıf ürünlerin tamamının davacı markalarının kapsamında yer aldığı, buna karşın 5 ve 31 sınıf ürünlerin yer almadığı, dolayısıyla ürünlerin yalnızca 29, 30 ve 32 sınıf bakımından aynı tür olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE-YİDK'nin 2009/M-4485 sayılı kararının (başvuru kapsamındaki) 29, 30 ve 32.sınıf ürünler bakımından iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine, davalı adına tescilli 03.06.2008 gün ve 2008/54866 sayılı markanın (başvuru kapsamındaki) 29, 30 ve 32.sınıf ürünler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair yönlerden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı TPE vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı TPE vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4406, K. 2013/20546, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama